Mardin Roj

Sedat Peker’den SADAT-El Nusra ve Saray’daki isim ifşası

Sedat Peker’den SADAT-El Nusra ve Saray’daki isim ifşası
  • 30 Mayıs 2021
Sedat Peker, kendi adına SADAT tarafından El Nusra’ya silah gönderildiğini ve Suriye’deki tüm ticaretin Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı’ya bağlı olduğunu söyledi.
Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, kendi adına SADAT tarafından El Nusra’ya silah gönderildiğini ve Suriye’deki tüm ticaretin Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı’ya bağlı olduğunu söyledi.
Peker’in açıklamalarının ilgili kısmı şu şekilde; 
Sülü’ye bağlı sosyal medya hesapları var. Çok kurnazdır. Oradan bir tecavüz… Nedir, bunu bir araştırın dedim. Allah yardım edecek ya. Nisan’da 20 gram kokain yakalanmış o bayanın üzerinde. 20 gram satıcılığa girer, tutuklanması lazım. Dosyaya gizlilik koymuşlar, tutuklanma yok. Tecavüz etmişim. Kansızsın sen. Bunlar daha neleri anlatacaklar. Faili meçhul cinayetler, neler, neler, neler.
Bir de ‘Sedat Peker’in anlattığının yüzde 10’u bile doğruysa büyük vahim. Parmağımı, kolumu keseceğim. Hepsi doğru diyorum. Delilleri verdim. Sadece, ‘Sedat Peker, bahsettiği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndaki kişinin belgesini yayımladı. FETÖ’den hakkında soruşturma olduğuna dair. Devlet geleneklerine göre hakkında terör örgütü soruşturması yapılan yüksek derecedeki bürokratlar açığa alınır. Eğer ki eldeki deliller bu kadar çok, açık beyan değilse yer değiştirilir. Böyle bir uygulama yaptınız mı? Yok, bitti. Bu kişinin, hakkında soruşturma varken bile Sadık Soylu ile, senin akrabanla Ankara’da devamlı görüşmesi, telefon TAPE’leri, aynı yerde sinyal vermeler… Bu insan bu kadar maddi projelerin başında duran bir adam.
SADAT’IN EL NUSRA’YA GÖNDERDİĞİ SİLAHLAR  
Peker, 1 Ocak 2014’te Hatay’ın Kırıkhan ilçesi ve 19 Ocak 2014’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) ait olduğu belirlenen ve Suriye’deki paramiliter gruplara gönderilen askeri mühimmatlara da değindi. Peker, şunları söyledi: “MİT tırları yakalandıktan sonra kafamda şöyle bir şey oluşmuştu: Biz oraya hem toplumun duygularını yükseltmek hem de oradaki kardeşlerimize, Bayırbucak Türkmenlerine ve diğerlerine yardımcı olmak için İHA, kıyafetler, -ama sayıca çok fazla, oradaki tüm savaşçılara yetecek kadar- telsizler, çelik yelekler, onlar bunlar, tırlarca… Bu projeji düşündük. O milletvekili arkadaşımızla da konuştuk. O da düşünceyi aldı, iletmesi gereken yerlere iletti. Sonra dediler ‘Biz ek tırlar verelim, sizin tırlarla beraber (gitsinler)’. Bizin tırlar ‘Sedat Peker yardım konvoyu’ diye gidiyor. Basına da resimler veriyoruz. Tüm ekipmanları yolluyoruz. Ama benim adıma giden diğer araçlar var. Onlar da başka yerdeki Türkmenlere gidiyor diye biliyoruz. Araçların içinde ne olduğunu bilmiyoruz, bilmiyoruz dediysem silah var, saf çocuk değiliz. Bu da normal, olması gereken şey. Ama bu MİT tarafından, askeriye tarafından organize edilmiyor. SADAT tarafından organize ediliyor, SADAT’ın içindeki bir ekip tarafından. Bunların hepsini ben kendi paramla alıyorum ama onlar hariç, onların benimle hiçbir ilgisi yok ama benim adıma gidiyor. İşlem yapılmıyor, kayıt yapılmıyor, direkt geçiş yapılıyor. Sonra ben yüklü miktarda Mitsubishi araçlar yollamaya başlayınca dediler ‘Bize de biraz verir misin, orada savaşçılar…’, dedim tamam, verelim. Türkmenler her yerden videolarla teşekkür ediyorlar aracı aldık diye, bir iki tanesi arapça konuşuyorlar. Sonra bizim Türkmen arkadaşlar ‘Bunlar el Nusracı’ dedi. Bizim diğer arkadaşlar da ‘Bu gidenler el Nusra’ya gidiyor’ diyor. Evet, benim üzerimden gidiyor. Samimi yapıyorum. Ama ben yollamadım, SADAT’çılar yolladı. Veli Küçük ile gizlediniz dimi? Göreceksiniz kibrit kutusuna sokacağım hepinizi tüm dünyada hem de devleti de yargılatmayacağım. Belki devlete para cezası, engel olmadığı için, gerekli tedbiri almadığı için, birkaç yüz bin euro, ondan bir şey olmaz.”
PANDORA’NIN İLK KUTUSU 
Peker, konuşmasının devamında şu itiraflarda bulundu: “Ama bir bölüm var, şimdi oraya geliyoruz. Pandora’nın ilk kutusunu açalım bakalım. Şimdi sizin Suriye’de ticaret yapmanız için ne yapmanız gerek biliyor musunuz? Metin Kıratlı bey var, cumhurbaşkanlığı idari işler başkanı, Külliye’ye gideceksiniz. Ama böyle bir iki kamyonluk işleri söylemiyorum, büyük, kaçak ham petrol, çay, şeker, alüminyum, bakır, ikinci el araç. Milyarlarca dolarlık para. Suriye mücadelesi için parayı kim verdi, devlet. Kim şehit oldu, millet. Şimdi orada yapılan ticareti anlatacağım. Siz oradan onayı aldıktan sonra MİT grup var, Murat Sancak, Ramazan Öztürk, tüm hiyerarşi orada. Onların onayı geçtikten sonra, El Nusra’nın iktisat sorumlusu var, Ebu Abdurrahman, Ebu Şeyma ismini de kullanıyor, şu anda da ticaret böyle yapılıyor biliyor musunuz? Ben o zaman ne dedim, bunlara silahları veriyorsunuz, bunlar Türkmenlerle savaşıyor, ya anlat abi bir bilelim. Bir bilelim bizim üstümüzden gidiyor. Ya işte yeni bir dengeler kuruluyor, dedim bana anlatacaksınız.
PETROL PARASI
Berat Albayrak nerede biliyor musunuz, hep arıyorsunuz, Murat Sancak’ın evi var Hadımköy, Beylikdüzü taraflarında orada kalıyor. Beraberler. Suriye’ye girilmeli mi, girilmeli, kalımalı mı, kalınmalı ama oradaki para neden hiç devlete gelmiyor, hala para gidiyor oraya. Ama orada bir ticaret var, büyük para kazanılıyor. Ham petrol, bakır, alüminyum…
KES POLİÇEYİ GELSİN PARALAR
Soylu’ya siz sorun isterseniz. Son dört senede bu ülkede ne kadar büyük holding, kurum, kuruluş var hepsi bunun şirketine geçti biliyor musunuz? Bu bile suç. Bu makam suistimal etmek değil mi? Nasıl büyür bir şirket bu kadar. Diyor ya poliçe kesince çok mutlu oluyorum, ben de mutlu olurum Sülü. Kes poliçeyi gelsin paralar. O bakanlıktan ayrılacaksın, tasmayı takacağım Sülü.
LİBYA İHALELERİ
Enteresan bir olay yaşadım. Libya’da olmamız çok önemli, Mavi Vatan… Bir bakan beyle tanıştık, ismini vermeyeceğim sıkıntıya düşmesin.  Bakanlar Kurulu toplantısı var, bizim bakanlar Sarrac bey, onun yanında bakanları, bu arkadaş o ekipten diyelim. Konuşma oluyor, konuşmadan sonra diğer bakanlardan müsaade isteniyor baş başa görüşülecek. Cumhurbaşkanımız kendisine şu şu ihaleler şu şu şirketlere verilsin, tamam. Adam istifa etmişti biliyor musunuz, o adam anlattı biliyor musunuz? O ihalelerle ilgili Libyalı iş adamları veya savaşta bunu destekleyenler biz ne yapacağız diye buna şey yapınca adam istifa etmiş, bakan söyledi, ben onun yalancısıyım. Niye 5 tane 10 tane aile alıyor tüm parayı, niye halk fakir? Benim akrabam, İbrahim Yenen Kağıthane’de, yanlarında çalışıyor, binlerce dair var üstünde, tapu. Bir adamın üstüne binlerce daire olur mu? Milletin köpek kulübesi yok. Sonra seni alacağım… Araştırın o kadar tapu var mı yok mu? Artık kontrol edemiyorlar.
Ancak sizi galeyana getirmek isteyip, sokağa çıkarmak isteyenler olacak, yapmayın. Ben size sizin patron olduğunuzu öğreteceğim, siz Tayyip abinin de patronusunuz. Onun maaşını da siz veriyorsunuz. Daha çok konuşacağız, önümüzdeki hafta Tayyip abiyle konuşacağız, ajanım ya ben, bakacağız abi, bakacağız ben nasıl bir ajanım. Ya bizim MİT başarılıdır ya, bir sorun onlara, tripod, kamera ya, akıl beyin. Akıl tatildeydi yeni geldi.
Devlete zarar vermek istesem iki kelimeyle tık kitlerim olayı, kimsede aksini kanıtlayamaz.
BENİM ÜZERİMDEN YAPMAYI KESTİLER
Suriye’de bu olay var ya… Ben bunlara Şii Türkmen konusunu, sonra benim üzerimden yapmayı kestiler. Sonrasında ben bunlara şahit oldum, biliyorum. Tüm denklem benim üzerimde diye. Ben diyeceğim ya, konuşurum diye ben PKK’ya silah sattım diye nasıl bir dedikodu, hatırlıyor musunuz? Allah beni öldürmedi, cezaevine de koymadı, anlatıyorum, anlatacağım.
Ticaretten giden para nereye, bizim MİT grubu, Murat Sancak, Ramazan Öztürk, Berat’ın ekibi. Metin Kıratlı, idari işler başkanı, bir de El Nusra…”
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ