Mardin Roj

Savcı görevini karıştırdı: Resmi değil ‘ideolojik’ sıfat kullandı

Savcı görevini karıştırdı: Resmi değil ‘ideolojik’ sıfat kullandı
  • 14 Ocak 2021

Yerlerine kayyım atanarak tutuklanan Kızıltepe ve Savur Belediye eşbaşkanları tahliye edilmedi. Savcılık eşbaşkanlar hakkında “eski belediye başkanı” ifadesini kullanırken, eşbaşkanlar ve avukatlar tepki göstererek, mütalaanın ideolojik belge olduğunu ifade etti. 

İçişleri Bakanlığı tarafından yerlerine kayyım atandıktan sonra tutuklanan Mardin’in Kızıltepe Belediyesi Eşbaşkanı Nilüfer Elik Yılmaz ile Savur Belediyesi Eşbaşkanı Gülistan Öncü’nün yargılandığı davanın 3’üncü duruşması görüldü. Mardin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, eşbaşkanlar tutuldukları Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katılırken, avukatları da hazır bulundu. Kimlik tespitinin ardından geçilen duruşmada ilk olarak savcılık mütalaasını verdi.
SAVCI: ESKİ BELEDİYE BAŞKANLARI
Savcılık mütalaasında resmi olarak halen görevleri başında olan eşbaşkanlar ile ilgili “eski belediye başkanı” ifadesi kullanıldı. Mütalaada eşbaşkanlar için kullanılan “eski” sıfatı tutanaklara da parantez içinde geçti. Savcılık “Kızıltepe (eski) belediye başkanı olan sanık Nilüfer Elik Yılmaz ile Savur (eski) Belediye Başkanı olan sanık Gülistan Öncü’nün, PKK/KCK silahlı örgüt mensuplarınca belediye başkanı adayı olarak önerildikleri, örgütsel bir kısım değerlendirmeler sonucu belediye başkanı adayı yapıldıkları ve adaylıkları süresince bir kısım örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulundukları, yine belediye başkanlığı yaptıkları süreçte de, PKK/KCK silahlı örgüt mensuplarınca belediyelerin ve tabii olarak sanıkların iş ve işlemlerinin örgüt mensupları tarafından yönetildiği/ denetlendiği, ayrıca bir siyasi partinin belediye başkanı olan sanıkların, siyasi faaliyet görünümü altında PKK/KCK silahlı örgüt mensubu olan diğer bir kısım kişiler ile başkanı oldukları belediyelerin örgütün amaçları doğrultusunda yönetilmesini sağladıkları, bu kişilerin hiyerarşik denetimine tabi oldukları” iddialarına yer verildi.
CEZA İSTENDİ 
Savcılık eşbaşkan Nilüfer Elik Yılmaz’ın görevde olduğu sırada açılan kütüphanede bulunan kitapları da suçlamalar arasında sayarak, eşbaşkanlar Elik ve Öncü hakkında  “örgüt üyesi olmak” iddiası ile üst sınırdan ceza verilmesini istedi.
Ardından mütalaaya karşı eşbaşkanların savunmasına geçildi. Ancak eşbaşkanlar Öncü ve Elik, SEGBİS üzerinden okunan mütalaayı anlamadıklarını belirtti. Avukatlar, bu nedenle mütalaanın müvekkillerine yazılı olarak tebliğ edilmesi ve bu aşamada müvekkillerinin esasa ilişkin değil, tutuklamaya yönelik savunmalarının alınmasını istedi.
ELİK: ESKİ BAŞKAN DEĞİLİM
Eşbaşkan Elik, savunmasında dosyanın hukuk ile alakasının olmadığını tamamen siyasi nedenlerle cezaevinde tutulduğunu söyledi. Halkın kendisine yüzde 70 oranında oy verdiğini ve kendisinin halkın seçtiği kişi olduğunu dile getirerek, “Savcı bey eski Belediye Başkanı diyor. Ben eski Belediye başkanı değilim. Ben şu an da belediye eşbaşkanıyım” ifadelerini kullandı. Kendisinin tek amacının hizmet olduğunu dile getiren Elik, cezaevinde dar koğuşlarda kalabalık bir şekilde tutulduklarını da belirterek, hak ihlalleri ile karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Kendisinin siyasi kimliğinden dolayı mağdur edildiğini belirten Elik, cezaevinden çıkıp, halka hizmet etmeyi sürdüreceklerini söyledi. Elik, tahliyesini talep etti.
‘HDP’Yİ KAPATMA İDDİANAMESİ’
Elik’in avukatı Necim Dağ, tutukluluğun devamı yönünde önceki celse belirtilen gerekçelerin hukuksuz olduğunu ifade etti. Tanık beyanlarının soyut olduğunu kaydeden Dağ, “Kosova” ve “Plevne” isimli “gizli tanık” beyanlarını mahkeme aşamasında yalanladığını belirterek, tahliye talebinde bulundu. TEM şubelerin kendi başlarına karşı taraflar ya da muhtar ve görgü tanıklarının yer almadığı tutanaklar gönderdiğini belirten Dağ, mahkemenin TEM şube tarafından gönderilen tutanaklara şüphe ile bakması gerektiğini söyledi. HDP’nin siyasi bir parti olduğunu ve siyasi partilerin işleyişi kapsamında Yerel Yönetimler biriminin olduğunu kaydeden Dağ, dosyada ismi geçen Yerel Yönetim çalışanlarının partinin resmi çalışanları olduğunu kaydetti. Dağ, iddianamenin eşbaşkanlar hakkında olmadığını aksine HDP’yi kapatma iddianamesi olduğunu söyledi.
Avukat Necat Çıray da uzun tutukluluk halinin adil yargılanma ilkesini ihlal ettiğini dile getirerek,  tahliye talebinde bulundu. HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Daire kararını hatırlatan Çıray, dosyada isimlerin değiştirilmesi durumunda aynı şeylerle karşılaşılacağını söyledi. Dosyanın sadece kayyım atamak amacıyla oluşturulduğunu belirten Çıray, AİHM’in tüm bunları gördüğünü ve kayıt altına aldığını söyledi.
‘HUKUKİ DEĞİL, İDEOLOJİK BELGEDİR’
Avukat Erdal Kuzu, mütalaanın giriş cümlesinin “eski Belediye Başkanı” diye başlamasına değinerek, “Müvekkillerimiz halen görevdedir ve sadece 2 ay için görevden uzaklaştırılmıştır. Eski başkan değil resmi olarak halen belediye başkanıdırlar. Eğer ki bir savcı bu şekilde bir giriş yapıyorsa bunun adı hukuki bir belge değil ideolojik bir belge olur. Bu nedenle bu dava en başından beri ideolojik nedenlerle açılmış bir dosyadır” dedi. Devamında çok sayıda mahkeme kararı ile birlikte fotoğraflar sunan Kuzu, yargılananın halkın iradesi olduğunu söyledi. Kayyım atamalarının hükümetin güvenlik politikası olduğunu dile getiren Kuzu, HDP’li seçilmişlere karşı düşman ceza hukukunun uygulandığını ifade etti. Gülen Cemaatine yakın hakim ve savcılar tarafından Türkiye’de “gizli tanık” uygulamasının hayata geçirildiğini ve İstanbul merkezli dosyaların kapatıldığını belirten Kuzu, bir tek Kürt siyasetçilere dönük yargılamaların devam ettirildiğini, “Çünkü iktidar için Kürtlere karşı kullanışlı bir yöntem olarak ellerinde gizli tanıklar koz olarak kaldı” dedi.
Tanıkların savcılık tarafından davet edilerek, her dosyada teyit eden kişi olarak kullanıldığını ifade eden Kuzu, mahkemeler için “Dingonun ahırı mı? Tanıklık ücretli olarak yapılan bir şey değil. Her ihtiyaç duyulduğunda çağırıp, ‘gel bu konuda tanıklık yap’ denilmez. O zaman hepimiz kriminalize ediliriz” ifadelerini kullandı. Kuzu, mütalaanın ideolojik belge niteliğinde olduğunu belirterek, iade edilip yeniden mütalaa hazırlanmasını istedi.
Ardından söz verilen Savur Belediye Eşbaşkanı Gülistan Öncü de, mütalaayı anlayamadığını dile getirerek, siyasi kimliklerinden dolayı tutuklu olduklarını ifade etti. Yapmış oldukları çalışmaların tamamının siyasi ve aleni olduğunu ifade eden Öncü, hukuksuz bir şekilde tutuklu olduklarını ifade etti. Savcılığın mütalaasında kendileri hakkında “Eski belediye başkanı” denilmesine karşı halen belediye eşbaşkanı olduğunu belirten Öncü, halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi.
‘SAHTE TANIKLARDAN SAVCI VAZGEÇMEDİ’
Öncü’nün avukat Ferhat İbrahimoğlu da mütalaayı şaşkınlık ile karşıladıklarını belirterek, “gizli tanıklara” değindi. Daha önceki celselerde “gizli tanıkların” gerçek olmadığının ortaya çıkmasına rağmen yine mütalaaya eklendiğini ifade eden İbrahimoğlu, mahkemenin bile bahsi geçen gizli tanıkların gerçek olmadığı gerekçesi ile dinlenmesinden vazgeçtiğini kaydetti. Mütalaanın ideolojik olduğunu vurgulayan İbrahimoğlu, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarının ortada olduğunu belirterek, dosyanın siyasi olduğunun açık olduğunu ifade etti.
TAHLİYE EDİLMEDİ
Savunmaların ardından mahkeme mütalaanın iadesi talebinin reddine, eşbaşkanlar ile avukatlarına esasa ilişkin savunmalarını hazırlaması için süre verilmesine, eşbaşkanların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme bir sonraki duruşmayı 1 Nisan gününe erteledi.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ