Mardin Roj

Roni köşesi; Fedakar Olan Hakikat Yolcuları – RONİ

Roni

  • 14 Şubat 2020

Fedakar Olan Hakikat Yolcuları!

İnsanın en güzel vasıflarından biri fedakarlıktır. Önemli bir sebep veya gaye uğruna girilen sıkıntılara ve ya zorluklara göğüs gerebilmek bir fedakarlıktır. Peki pedakarlığı nasıl ölçeriz? Neye, neden, kime, fedakar oluruz?

 

İnsana bahşedilen akıl, kişinin kendini korumasını ve gereksiz yere tehlikelere düşmemesini öğütler. İnsanoğlu, her canlı gibi içgüdüsel olarak kendini korumaya çalışan bir varlıktır. Tüm dinlerin hedeflerinin başında kişinin canını koruması gelmektedir. O halde fedakarlığın ölçüsü ne olacaktır? Başka hayatları kurtarmak için kendi hayatından feragat eden günaha mı giriyor?

 

Yoksa insanlığı ve doğayı kurtarmak için kendisinden ödün vermek kutsal bir davranış mı oluyor? Kişi, hangi durumlarda fedakarlık etmelidir?

 

Fedakarlık; insan için büyük önem taşıyan, insanlığa ve topluma iyilik ve düzen sağlayan; toplumu adalet içinde yaşatan görev ve ideallerle ilgili olmalıdır. Fedakarlık insani duyguların başında gelmektedir. Kişinin ruh inceliğinin ve vicdani hassasiyetinin bir göstergesidir. Birinin kaybolan bir eşyasını bulmak için zaman harcamak, bir hastanın tedavisi için doktor/derman bulanlar, ihtiyaç sahibi birisine tüm zorluklara rağmen yardım sağlayanlar, bir toplumun problemlerinin çözümü için hayatının her anını o problemle çözmeye harcayanlar, adınızı hırsız olarak anacak bir taraf olsa bile tüm hayatını zenginden alıp fakire verenler, organ bağışlarına destek verenler …

Mesela insan doğasına aykırı işlenen suçlar karşısında kendini ve toplumu muhafaza etme arzusu için bedenlerini feda edenleri de düşünelim. Onlar görünürde bedenlerini kaybetmektedirler. Ama onların inancı; insanlığın daha iyi yaşaması için inanılan değerler uğrunda ‘hayatını adamak’ gerektiğini onlara kabul ettirmiştir. Çünkü o bedenin içindekinin insanlıkları elinden alındı, doğa kanunları hiçe sayıldı, kadınları öldürmekten beter ettiler, erkeğin kanını vahşice içtiler! Onlar, hedeflerine ulaşmak için kendi canlarını hakikat uğruna feda etmişlerdir. Çünkü fedakarlık bir vicdan ve inanç işidir. Ayrıca o bedenlerin yok olmasına sebep olanlar da uyuşturulmuş bireysel fedailer yetiştirdi. Hatta onlara, Allahın adıyla canlarını vermeleri emredildi. Bir taraf kendi hayatını çocukların geleceğine, kadınlara, insanlığa, iyiliğe feda ederken bir taraf da Allah adıyla cennette yer almak için bencilce canlarını verdi. Bir taraf toplum için hareket ederken, bir taraf ise bireyin kendisi için hareket etti.

Fedakar insan aynı zamanda bir ‘hakikat yolcusudur’. Maalesef bin yıllardır, hakikat kavramı öznel bir kavram gibi yansıtılıyor. Hakikat; kişiden kişiye, toplumdan topluma değişmiş ve göreceli bir kavrammış gibi öğretiliyor. Hakikat; tek bir din, tek bir toplum ve ya tek bir kişi için değildir. Hakikat, doğanın üstünlüğünü kabul ederek her zaman iyiliğe gidilen bir yoldur. Hakikat kişisel bir durum olamaz. Hakikat Yolcusu sadece kendini düşünenler değildir. Dünyayı ve  insanlığı düşünenlerdir, başka hayatları kurtarmak isteyenlerdir. Hakikat yolculuğu, bu dünyayı cehenneme çevirip cennette şarap ve hunilerle olmak değildir. Toplumlarımız içerisinde bir çok kişi sistemin yanlışlıklarından dolayı maalesef fedakarlık ve hakikati kişisel menfaatler uğruna kullandığının farkında bile olmadan bu dünyayı da kendi dünyasını da cehenneme çevirmektedir.


İnsanlığın daha iyi bir yere varmasını sağlamak için, eşitlik, adalet ve hoşgörünün artması için fedakarlıkta bulunun. Bu yönüyle fedakarlık duygusu her insanın kalbinde yer etmesi gereken bir duygudur. Bilerek ve isteyerek kendi  faydasından, insanlığın ve doğanın bir arada varmayı hedeflediği hakikatler için feragat etmeyi bilmeliyiz. İnsan, bütün düşünce ve davranışlarıyla, insanlığa ve doğaya  faydalı olmaya çalışmalıdır.

RONİ

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ