Mardin Roj

Newala Qesaba’nın yapılaşmaya açılması protesto edildi

Newala Qesaba’nın yapılaşmaya açılması protesto edildi
  • 25 Nisan 2022

Barolar ve sivil toplum örgütleri, Newala Qesaba’nın imara açılmasına karşı protesto eylemi düzenledi. Burada konuşan Siirt Baro Başkanı Kenan Bilgi, alanın korunması, sorumlularının hesap vermesi gerekirken, yapılaşmaya açılmasının suç olduğunu söyledi.

 

İşkence ile katledilen Ermeni, Keldani ve Kürtlerin toplu şekilde gömüldüğü Newala Qesaba’nın (Kasaplar Deresi) yapılaşmaya açılmasına karşı aralarında Diyarbakır, Van, Bingöl ve Siirt Baro başkanları, İHD, TİHV temsilcilerinin de bulunduğu birçok sivil toplum örgütü ortak tepki gösterdi. Newala Qesaba’ya  giderek incelemeler de bulunan sivil toplum örgütleri burada açıklama yaptı. Nawala Qasaba’nın yolları tutan polis, bölgeye çok sayıda TOMA, zırhlı araç ve çevik kuvvet ekiplerini konuşlandırarak, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin bölgeye geçişini engellemeye çalıştı.

 

POLİS ENGELİ AŞILDI

 

Polis engeline tepki gösteren baro başkanları, bu kararın keyfi olduğunu söyleyerek, Newala Qesaba’ya gitmekte kararlı olduklarını söyledi. Uzun süren tartışmaların ardından baro başkanları Newala Qesaba’ya geçti. Baro başkanlarının ısrarı üzerine polis kapattığı yolu açarken, Newala Qesaba’ya geçen baro başkanları ortak açıklama yaptı. Açıklamayı yapan Siirt Baro Başkanı Kenan Bilge,  bölgeye imar izni verilmesine tepki göstererek, bazı mekânların sadece fiziksel değil, aynı zamanda yaşanan travmaları temsil eden, toplumsal hafızada saklı kalması için özenle korunması gereken sembolik mekanlar olduğunu söyledi.

 

‘TRAVMANIN SÜRMESİNE YOL AÇIYOR’

 

Newala Qesaba’nın bu mekanlardan biri olduğunu hatırlatan Bilge, “Newala Qesaba, ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı, hakikatin üstünün örtüldüğü, geçmişle yüzleşmenin engellendiği, ölülere ve yakınlarına yönelik saygısızlığın simgesi olan bir yer haline getirilmiştir. Newala Qesaba’da, 22 Nisan 1989 tarihinde iş makinalarıyla yapılan kazıda, birkaç saat içinde 8 kişinin cenazesine ulaşılmıştır. Zorla kaybedildiği belirtilen insanların cenazeleri için, bağımsız uzmanların da yer aldığı bilimsel bir çalışma yapılması bekleniyordu. Fakat aynı gün Siirt Valiliği’nin talimatıyla kazılar durdurulmuş, o tarihten bugüne hiçbir adım atılmadığı gibi, çıkarılan sekiz cenazenin kimlikleri, ölüm nedenleri de aydınlatılmamıştır. Hakikatin ortaya çıkarılmaması, toplumsal hafızada derin yarıklar oluşturmakta, travmanın sürmesine yol açmaktadır” diye konuştu.

 

‘SUÇ İŞLENİYOR’

 

Bilge, Newala Qesaba’nın daha önce çöplük olarak kullanıldığını, sorumluların adalet önünde hesap vermesi için alanın korunması yerine, yapılaşmaya açılarak taammüden suç işlendiğini ifade etti. Bilge, “Newala Qesaba’da saklanan gerçeği görünmez kılmak amacıyla yapılan her kapatma, insanlığa karşı işlenmiş suçlarla yüzleşme olanağını ortadan kaldırmak, ölü yakınlarının yas tutma hakkını ellerinden almak, yaşananların mağdurlarını ve tanıklarını adaletsizliğe mahkûm etmek, onları hesaplaşılamayan bir geçmişe gömerek geleceksiz bırakmaktır. Adalet, toplumsal ortaklığın ilkesidir. Bu nedenle Newala Qesaba’nın yapılaşmasıyla ortaya çıkabilecek adaletsizlik, toplumsal ortaklığın kendisine bir saldırıdır” şeklinde konuştu.

 

TALEPLER

 

Bilge, sadece ölülerin yakınlarının değil, bu topraklarda yaşayan tüm yurttaşların, Newala Qesaba’da bulunan cenazelerin kimliklerinin tespit edilerek, usulüne uygun bir şekilde yakınları tarafından gömülmesine ilişkin talepleri olduğunu vurguladı. Bilge, burada yaşanmış suçların tanınması, faillerin açığa çıkarılarak yargılanması ve “bir daha asla” yaşanmaması için gerekli tüm tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi.

 

Türkiye’de devlet sorumluluğunu karartmanın sistematik özel bir aracı olmakta, işkence, kötü muamele ve yaşam hakkı ihlalleri etkin soruşturulmamakta ve zaman aşımına uğratılarak insanlığa karşı suçların üstünün örtüldüğünü vurgulayan Bilge, şunları kaydetti: Bunun için, BM Genel Kurulu tarafından 20 Aralık 2006 tarihinde kabul edilen ‘Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme ve AİHM Jordan’ kararı gibi uluslararası sözleşmelerde yer aldığı şekilde Newala Qesaba’nın derhal korunma altına alınması gerekmektedir. Ayrıca bağımsız uzmanların ve soruşturmacıların yer aldığı, objektif ve şeffaf bir soru sürecinin başlatılması ve cenazelerin Minnesota Protokolüne uygun olarak ilgili uzmanlarca çıkartılarak kimliklendirilmesi ve ölüm nedenleri saptanarak sorumluların hesap vermesinin yolu açılmalıdır. Diğer yandan insanlığa karşı işlenen suçlarda, sahici ve samimi bir özrün bir adımı olduğundan Newala Qesaba da toplumsal hafıza mekanına dönüştürülmelidir. Bu mekanlarda çiğnenen ve gömülen insanlık onurunu onarmanın tek yolu, onların onuruna saygı gösterecek bir hakikat arayışının önünü açmak ve adaleti sağlamaktır. Bu hem toplumsal ortaklığın onarılması talebi hem de tüm yurttaşların dile getirme sorumluluğu taşıması gereken bir taleptir. Bu nedenlerle bizler Newala Qesaba da gerekli araştırma ve incelemeler yapılmadan alanın yapılaşmaya açılmasına karşı olduğumuzu bildiriyor ve yapılması planlanan inşaatın durdurulmasını talep ediyoruz.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ