Mardin Roj

Mithat Sancar, ‘HDP kapatılsın’ diyenlere cevap verdi

Mithat Sancar, ‘HDP kapatılsın’ diyenlere cevap verdi
  • 11 Şubat 2021

Hakkari’de partisinin kongresinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Öcalan üzerindeki tecride karşı başlatılan açlık grevi eylemlerine dikkati çekerek, “Tecride karşı çıkmak barışı savunmak, çözüm yolunu açmaktır. Grevdekilerin sesini mutlaka duyalım” dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari İl Örgütü’nün 3’üncü Olağan Kongresi kentteki bir düğün salonunda gerçekleşti. Parti bayraklarıyla süslenen salona üzerinde, “HDP halktır susturulamaz” ve “Kaldığımız yerden devam” yazılı pankartlar asıldı. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın ve bölge milletvekillerinin de aralarında bulunduğu partililer, kongre salonuna gelmeden önce esnafı selamladı. Sancar ve beraberindekiler, ziyaret sonrası yüzlerce kişiyle birlikte kongrenin bulunduğu salona geldi. Sancar’ın salona girişiyle birlikte kongre salonundaki partililerin coşkusu arttı.
‘ZİNDAN DİRENİŞİ’ SLOGANI
Yurttaşların birçoğunun yöresel kıyafetlerle katıldığı kongrede sık sık PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı cezaevlerinde başlatılan açlık grevleri için “Bijî berxwedana zindanan (Yaşasın zindan direnişi)” ile “HDP halktır, halk burada” sloganları atıldı.
Kongre, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından başladı. Kongre Divan üyelerinin seçilmesinin ardından HDP PM üyesi Özgür Zeydanoğlu kısa bir selamlama konuşması yaptı.
SANCAR: HAKKARİ DAĞLARI GİBİ DİK DURMUŞTUR
Ardından HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar kürsüye çıktı. Hakkari’nin coğrafyası, dili ve kültürüyle kadim bir kent olduğunu söyleyen Sancar, “Hakkari şimdiye kadar kendi kimliği, duruşu ile özgürlük ve barış mücadelesine büyük emekler vermiştir. Zorluklara karşı yüksek dağları gibi dik durmuştur. Hakkari dün de bugün de bizim için çok önemlidir. Özgürlük, barış ve kardeşlik kentidir. Biz Hakkari halkına borçluyuz. Biliyoruz ki Hakkari sıcaklığı ile hepimizin evidir” dedi.
‘HERKES İÇİN ADALET’ KAMPANYASI 
Bir süre önce startını verdikleri “Herkes İçin Adalet” kampanyasına değinen Sancar, kampanyaya bu ismi vermelerinin nedeninin ülkede her alanda yaşanan adaletsizlik olduğunu kaydetti. Sancar, “Bu ülkede adaletsizlik yaşamayan kimse neredeyse yok. Adaletsizliğin en büyüğünü Kürt halkı yaşıyor. Yüz yıldır her alanda kültüründen ekmeğine, dilinden kimlik hayatına kadar her alanda baskı ve zulümle karşı karşıyadır. Hakkari bu zulmün bu adaletsizliğin en çarpıcı yaşandığı şehirlerin başında geliyor” diye konuştu.
ADALETE GİDEN YOL
Hakkari’nin her türlü haksızlıktan payını aldığına dikkati çeken Sancar, “Haktan, adaletten, işten payına düşen neredeyse hiçbir şeydir. Adaletsizliğe karşı mücadelenin asıl yükünü de o yüzden başta Hakkari halkı olmak üzere Kürt halkı üstlenecektir. Direniş kültürü ile sizler ‘Herkes İçin Adalet’ kampanyasının da öncülüğünü yapacaksınız. Adaletsizliği ortadan kaldırmak o kadar kolay ve kısa değil. Zahmetsiz değil. Özgürlüğe, adalete, barışa giden yol her zaman zorludur. Kürt halkı ve Türkiye halkları için daha da zordur. İnanıyorum ki bu kutsal görevi inançla, dirençle beraber yerine getireceğiz” ifadelerini kullandı.
‘İŞ YOK ÖLÜM VE ZULÜM VAR’
Hakkari’de kolluk kuvvetleri tarafından öldürülen sivillerin isimlerini sayan Sancar, şunları söyledi: “Neden ölüm düşüyor en çok payımıza? Kürdün hayatı neden bu kadar ucuz? İş yok, ekmek yok ama ölüm var, kurşun var, zulüm var. Bu böyle gidemez. Hakkari’nin belki de en büyük geçim kaynağı sınır ticareti denilen şeydir. Kürt halkının toprağını bölen bu sınırlar kimin kararı ile kurulmuş oraya? Bu sınırları zihnimize ve kalbimize yerleştirirlerse asıl o zaman büyük kaybederiz. İnsanları katleden bu zalim düzeni mutlaka değiştirmeliyiz. Roboski’yi, 33 kurşunu, sınırın öteki tarafından ki kolbeleri… hangi birini analım?”
EN BÜYÜK HEDEF: ULUSAL BİRLİK
Farklı parçalarda yaşayan Kürtlerin temsilcilerinin bir olarak ve ulusal birliği sağlayarak bu durumun üstesinden gelebileceğine dikkati çeken Sancar, “Kürt halkını yüz yıldır ezen, sömüren devletlerin koyduğu güç Kürt halkını asla ayıramaz. Sınırları, tel örgüleri kaldıralım. Kürt halkının ulusal birliğini sağlayalım. Eğer bunu sağlarsak Kürtlerin özgürlüğü de birliği de daha fazla artacaktır. O yüzden önümüzdeki en büyük hedef Kürtler arası ulusal birliği sağlamaktır. HDP olarak bizler de elimizden geleni bu yolda ortaya koyuyoruz. Elimizden gelen her çabayı sarf ediyoruz. Sadece bizimle olmaz, HDP dışında kalan Kürtler, aydınlar, sanatçılar ve en çok da kadınlar ulusal demokratik birlik için baskı yapmalıdır. Bu birlik mutlaka ama mutlaka sağlanmalıdır” diye seslendi.
KAYYIM ATAMALARI
Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyımlara da değinen Sancar, “İrade gaspında bu iktidar birinci. 2016’dan beri belediyelerimize el konuluyor. Kürt halkının iradesi gasp ediliyor. Bu yöntemler bizi yolumuzdan alıkoyamaz. Belediye eşbaşkanlarımız burada. Onlar sizlerin oylarıyla seçildi. Kayyım tayin etmek, onları görevden almak Kürt halkının iradesine saldırmaktır. Ama Kürt halkı da iradesizliği kabul etmiyor, bu da onlara dert oluyor. Daha da dert olacak. Tüm baskılara rağmen Kürt halkı iradesinden vazgeçmiyor. HDP de büyüyerek devam ediyor. Bu yürüyüş eninde sonunda başarıya ulaşacaktır. Halkımıza ve partimize yönelik tüm ahlaksızca ve insafsızca saldırılara rağmen büyüyerek devam ediyor” diye konuştu.
PARTİ KAPATMAYA YANIT 
Sancar, bir süredir partilerine dönük sürdürülen “kapatma” tartışmaları üzerinden de durdu. Sancar, şunları söyledi: “Bir süredir kapatmadan bahsediyorlar. Biz bu ülkeyi yönetmeye talibiz, ne kapatması. İradeleriyle bu ülkenin yönetimine HDP’yi taşımak bizim görevimiz, sözümüzdür. Bütün saldırıların birinci nedeni HDP ile siyaseten baş edememeleridir. HDP nin arkasındaki bu güçlü halk desteğini eritememeleri, yok edememeleridir. Ne yaparlarsa yapsınlar HDP’de buluşan halkların kararlılığı ve inancı bozulmuyor. Tam tersine daha da büyüyor. HDP bu ülkede adaleti, demokrasi ve barışı getirmek için elinden gelen her şeyi yapacaktır ve mutlaka bu yolu başarı ile yürütecektir. Biz demokratik çözümün partisiyiz. Adalet sorunun da demokrasi sorunun da çözümünde iddialıyız. HDP çözümün, geleceğin partisidir. HDP direniş ile var oluyor. Yoluna devam edecek. Direnişten inşaya emin adımlarla gidiyoruz. O yüzden diyorum ki bu ülkeyi yönetmeye talibiz, adayız.”
SAVAŞ POLİTİKALARI
Ülkedeki yoksulluk sorununun temelinde savaş politikaları ve Kürt sorunundaki çözümsüzlüğün yattığına dikkati çeken Sancar, “Savaş devam ettikçe bu ülkenin kaynakları yandaşlara ve dar bir sermaye grubuna akacak. Savaş devam ederse bu yoksulluk ve adaletsizlik daha da derinleşecek. Herkes için adaleti bu ülkede sağlamak istiyorsak önce savaşa hayır diyeceğiz. Kürt sorunundaki demokratik çözümü hep birlikte savunmalıyız. Herkes bunun için sorumluluk almalıdır. HDP üzerine düşeni yerine getirmeye her daim hazırdı bundan sonra da hazırdır. El ele verelim demokratik çözümü birlikte sağlayalım ve barışa birlikte yürüyelim. Barış ve demokrasi için yolları açalım” dedi.
TECRİT VE AÇLIK GREVLERİ
Sancar, Öcalan üzerindeki tecrit ve buna karşı başlatılan açlık grevi eylemlerine sözü getirerek, şunları söyledi: “İmralı’daki tecridi kaldıralım. Biliyoruz ki Sayın Öcalan demokratik çözüm, demokratik barış noktasında önemli görevleri yerine getirmek istiyor ve buna hazır. Son avukat görüşünde ‘bana bir hafta verin çözümün de barışında yolunu nasıl açarım’ dedi. Barış için İmralı tecridine karşı çıkalım. Buna karşı çıkmak barışı savunmak, çözüm yolunu açmaktır. Zindanlarda devam eden açlık grevindeki tutuklular da bunu istiyor. Cezaevinde bu zulmün bitmesini istiyorlar ama aynı zamanda çözüm için, barış için İmralı’da tecridin kaldırılmasını istiyor. Grevdekilerin sesini mutlaka duyalım, mutlaka bu sese sahip çıkmak için birlikte çalışalım. Bu iktidar sırf Kürt sorunundaki çözümsüzlük için kendi hukukunu, taraf olduğu uluslararası kuralları hiçe sayıyor. Demirtaş hakkında AİHM bir karar verdi: ‘Derhal tahliye edilmelidir’ diye. Bu iktidar ‘bunu kabul etmeyeceğiz’ dedi. Demirtaş şahsında haksızlığa uğrayan tüm siyasi rehineler serbest bırakılmalıdır.”
NE YAPILMALI?
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in haksız bir şekilde tutuklandığını kaydeden Sancar, şöyle devam etti: “Bu ülkeyi daha kötü bir yere götürecek. Leyla Güven haksız yere cezaevindedir. Hakkari’nin iradesi Leyla Güven bir an önce serbest kalmalıdır. İmralı’daki tecritle ilgii CPT de açıkça kararlar verdi ve bu ‘AİHS ilkelerine aykırıdır’ dedi. Bu iktidar bunu da uygulamıyor. O zaman ne yapacağız? Mücadeleyi büyütüp daha da çoğalarak bütün bu alanlardaki adaletsizliklere karşı yürüyeceğiz ve adaletin sağlanmasını kendimiz sağlayacağız.
Yargısız infazlar, işkenceler, zulüm, eylem etkinlik yasakları ile sıkıyönetim devam ediyor. Kürde hayat pahalı, Kürdün hayatı ucuz. Biz bunu tersine çevireceğiz. Kürde de hayat güzel olacak, Kürdün de hayatı değerli olacak. Bunu halkların ortak mücadelesi ile birleşerek en büyük demokrasi ittifakını kurarak sağlayacağız. Bunun öncülüğünü yapmaya hazırız. Bu ülkede Kürt sorunu demokratik çözümü de açacaktır. Operasyonlar ve savaş oyunları ile hayatı hiçe sayan anlayış ve yöntemlerle bir yere gidilemez. Bu ülkede sadece acı olur, adaletsizlik her yere yayılır. Her yerde herkes için adalet diyoruz. Barış olsun diyoruz. Yolumuz açık olsun.”
Sancar’ın konuşmasının ardından kongre, mali ve faaliyet raporlarının okunmasıyla devam etti. Sonrasında yapılan seçimlerde Hümeyra Armut ve Lokman Özdemir yeni eşbaşkanlar olarak seçildi.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ