Mardin Roj

Mithat Sancar: Hakikat için bir tür Russel Mahkemesi kuralım

Mithat Sancar: Hakikat için bir tür Russel Mahkemesi kuralım
  • 15 Haziran 2021

Türkiye’nin gündemindeki konular ve partilerine yönelik açılan davalara ilişkin Meclis Gurup Toplantısı’nda konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Gelin Meclis’te araştırılsın olmadı bizler adalet ve demokrasiye inanlar büyük bir kurul oluşturalım. Bunun dünyada örnekleri var. Bir tür Russel Mahkemeleri kuralım” dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Sancar’ın gündeminde HDP hakkında açılan kapatma davası, Kobanê Davası, mafya-iktidar ilişkileri, ekonomi başta olmak üzere güncel gelişmeler yer alıyor. 15-16 Haziran 1970 gerçekleşen “Büyük İşçi Direnişi”nin yıl dönümünü kutlayarak konuşmasına başlayan Sancar, “O görkemli direnişin yıldönümü, 51’inci yıl dönümü. 1970’te 15 – 16 Haziran’da büyük bir işçi direnişine tanık oldu bu ülke ve tarih. İşte bu büyük işçi direnişinin bıraktığı kararlılık ve örgütlü mücadele mirası, bugünün karanlık ve mafyatik tablosunda Türkiye halklarına ve emekçilerine ışık saçmaya devam ediyor. Biz bu mirasın sahibiyiz, bu mirası sahipleniyoruz ve bu yol hepimizin ortak yoludur. 15 – 16 Haziran Büyük İşçi Direnişini buradan selamlıyorum, hepimizin yolunu aydınlatan bir meşale olarak görülmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum” dedi.
Güç birliği ve mücadele ortaklığının içinden geçilen bu dönemde hayati olduğunu vurgulayan Sancar, “Çünkü çıkışın ve kurtuluşun yolu buradan geçiyor. Ancak buradan yürüyerek bu karanlık dönemi geride bırakabiliriz. Bu bozuk, talancı, yalan ve sömürü düzenini ancak bu yolla değiştirebiliriz. Ortaya saçılan ifşaatları görüyorsunuz. Sedat Peker isimli şahıs anlatıyor da anlatıyor.  Bunun karşısında ismi geçenler, itham edilenler ne yapıyorlar? Susuyorlar. Öyle bir denklem oluştu ki, konuşanlar da bu ifşaatları doğruluyorlar. Yani her bir açıklama itirafa dönüşüyor. Karşımızdaki denklem ifşaat, itiraf ve ikrar denklemidir. Buradan bakarsak daha iyi anlayabiliriz, Türkiye’de güçler dizilişinin nasıl gerçekleştiğini. Kimin nerede durduğunu ancak bu denklemden çözebiliriz” şeklinde konuştu.
‘HDP SUSMAYACAK’
Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü: “İfşaatlar, sadece kuru iddialar değildir. Her birinin dış dünyada, geçmişte ve günümüzde isim ve olay olarak karşılığı vardır. Birileri ilk başta cevap yetiştirmek istedi, konuşmaya çabaladılar ama yaptıkları her açıklama, kurdukları her cümle suçlarını itiraf etmekten başka bir sonuç doğurmadı, başka bir anlama gelmedi. Şimdi susuyorlar. Şimdi susanların çevresinin de giderek genişlediğini görmeliyiz. Buna da özel dikkat sarfetmeliyiz. En başta iktidar susuyor. Genel geçer cümleler kuruyorlar. Susuyorlar, itiraflar karşısında suskunluk ikrardır. Yani bu iddiaları kabul ediyorlar. İktidar susuyorsa bu ağır vahim suçlamalar karşısında en tepen en alt kademeye kadar susuyorsa bunları kabul ediyordur, üstleniyordur. Üstleniyorsa ne yapacağız onu da konuşacağız. Bu  suskunluk sadece iktidar çevreleriyle sınırlı kalmıyor ne yazık ki muhalefet saflarında da benzer bir tutum görüyoruz olaylarını küçültmeye iddiaları sıradanlaştırmaya yönelen tutumlara tanık oluyoruz. Yani ‘gelin hep birlikte susalım, bu dönemi böylece idare ederek geçelim’ gibi bir niyet ve arayış varsa buradan uyarıyoruz, HDP susmayacak.
Kim susarsa sussun böyle bir suskunluk paktını ve sessizlik mutabakatını kim kiminle oluşturursa oluştursun HDP hakikatleri söylemeye devam edecek. Bu suskunluk paktını asla tanımayacak. Ne diyor AKP genel başkanı ‘bizim bunları konuşarak kaybedecek vaktimiz yok’ diyor. Bunun Türkiye’ye Türkiye’nin bugüne ve geleceğine geçmişteki  adalet ihtiyacına zararı büyük olur. O nedenle böyle bir niyet varsa bu çevrede başka gruplarda muhalefet gruplarında bundan vazgeçsinler. İşte o haykırışı HDP yapacaktır bu haykırışı çığ gibi büyütecektir. Evet AKP genel başkanı diyor ki ‘bizim bu işlerde kaybedecek zamanımız yok’, peki devlet mafya işbirliğini palazlandırırken maşallah bolca zamanınız vardı. Suçlar ortaya çıkmaya başlayınca bunlarla kaybedecek zamanımız yok öyle mi. Yok o kadar kolay değil. Ağır insanlık suçları korkunç talan ve soygun halkın ekmeğini gasp etme var. O yüzden bizim buna ayıracak zamanımız yok zamanımızın çoğunu da buna ayıracağız. Mücadelemizin temeli de bu kan talan yalan düzenini değiştirmektir. Bir tek vidasını bile sökemez biz bu makinayı çalışamaz hale getireceğiz.
HAFIZAYI GASP ETMEK İSTİYORLAR
Hiç utanmada mı kalmadı, bu kadar mı yitirdiniz utanç duygusunu. Bu iktidarın savaş açtığı ekmeği aşı, geleceği barışı özgürlüğü ve refahıdır. Bunu nasıl yapıyor, bunu halkın ahlakına toplumun vicdanına saldırarak hafızasını gasp ederek yapmaya çalışıyor. Hafızayı gasp ederse hesap vermekten kurtulacağını biliyor. Biz de diyoruz ki hayır, kim ne yaparsa yapsın başka muhalefet partileri başka güçler ne yaparsa yapsın biz halkın işine, aşına, ekmeğine, barışına, özgürlüğüne ve demokratik gelecek umuduna sahip çıkacağız. Ahlakına vicdanına, hafızasına yönelen bu saldırılara karşı dimdik ve kararlılıkla duracağız.
HDP BU ÜLKENİN VİCDANIDIR
Bu iktidar her sıkıştığında çeşitli yollarla kamuoyunun dikkatini dağıtmaya, gündemi değiştirmeye ve bu şekilde yolunu temizleyip devam etmeye çalışıyor. Bir olay ortaya atıldığında büyük kirli işleri gösteren olaylar ortaya çıktığında hain edebiyatı, iç düşman edebiyatına sarılıyorlar.  Yıllardır bunu bizim üzerimizden HDP üzerinden yapıyorlar.  Diğer meselelerin de konuşulmasını engelleyecek psikolojik savaşı büyütüyorlar. Medyalarıyla yapıyorlar. Biliyorsunuz çok iddiaları TV program yapıcıları köşe yazarları vatanseverlik edebiyatı yaparak kendi programlarında HDP’yi linç ediyorlar.  HDP bu ülkenin vicdanıdır barış özgürlük geleceğidir.
KOMİSYON KURALIM, ARAŞTIRALIM
TV’lerde konuşanları, onları konuşturanların çok büyük çoğunluğu lütfen başkaları üzerine alınmasın bu kirli düzenden beslenendi. Araştırılsın gelin Meclis’te araştırılsın olmadı bizler adalet ve demokrasiye inanlar büyük bir kurul oluşturalım. Bunun dünyada örnekleri var. Bir tür Russel Mahkemeleri kuralım. Bizler araştıralım, bizler peşine düşelim adına ister hakikat komisyonu ister vicdan mahkemesi deyin ama toplumda demokratlar, adaleti isteyenler böyle bir şeyi birlikte yapabiliriz. Bunu yapabilirsek şimdi ortalıkta vatan millet edebiyatıyla ortalıkta caka satanlar her fırsatta HP’ye, demokratlara saldıranlar neler neler yapmışlar bizler bulup ortaya çıkacağız. Çıkardıkça da göreceksiniz bu günleri ve geleceği gasp etmek için korkunç bir suçlular düzeni kurulmuş. Bu düzeni ayakta tutan temel şey suç ortaklığıdır. O suça ortak oldunuz mu savcı da peşinize düşmez mahkemede de yargılanmazsınız ama öyle büyük suçlar işlenmiş ki buna karşı duranları susturmak bu düzenin devamı için şart. Onun için arkadaşlarımız yargılanıyor onun için partimize kapatma davası açılıyor. Kobani davası adı altında yürütülen sefalet davası devam ediyor.  Bu kirli düzenin tetikçilerinin, sahiplerinin tehditlerine boyun eğmediğiniz için hakikati her fırsatta dile getirdiğiniz için, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Sebahat Tuncel, Gültan Kışanak hepinize gönül dolusu selamlarımızı ve minnet duygularımızı iletiyorum.”
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ