Mardin Roj

Mehmet Sincar davası 6 Eylül’de görülecek: Zamanaşımı riski bulunuyor

Mehmet Sincar davası 6 Eylül’de görülecek: Zamanaşımı riski bulunuyor
  • 25 Ağustos 2021 17:14

HDP’li Meral Danış Beştaş, DEP milletvekili Mehmet Sincar cinayeti davasında zaman aşımı riskine dikkat çekerek, “Partiler değişse de Kürtlerin katillerine dair cezasızlık politikalarına dair söz birlikleri devam etti. Dünün Tansu Çiller’i bugünün Bahçeli’siyle aynı iradeyi sürdürüyor” dedi.

Batman’da 4 Eylül 1993’te katledilen DEP Milletvekili Mehmet Sincar’ın 6 Eylül’de Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davasına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi binasında basın toplantısı düzenlendi. Sincar’ın eşi Cihan Sincar, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Mardin Milletvekili Pero Dündar, HDP Hukuk Komisyonu üyesi Serhat Eren ve İHD Şube Başkanı Abdullah Zeytun katıldı.
YARGI SÜRECİ
İHD Şube Başkanı Abdullah Zeytun, Sincar’ın katledildiği döneme değinerek, “İnsanlığa karşı suçların işlendiği bir zamandı ve hedef gösterilerek katledildi. Kendisinin de binlerce insanın da davası etkisiz yürütüldü. Hakiki bir yargılama sürmedi. Dava dosyası Mart ayı itibariyle savcılığa verildi, aradan 6 ay geçmesine rağmen henüz bir mütalaa sunulmadı. Türkiye de zaman aşımı durumu var. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı uygulanmaz. Evrensel hukukta bu kavramlar mevcut” dedi.
‘KATİL DEVLETTİR’
Sincar’ın eşi Cihan Sincar, 28 yıldır davanın peşinde olduklarını ve katilin bir kişi olmadığını belirtti. Sincar, “Katil Tansu Çiller ve daha birçok isimdi. Katilleri elbet bir gün ortaya çıkacak. Türkiye’de adalet yok. Adalet olsaydı, zaman aşımı olmazdı. Katil sistemin kendisidir, devlettir. Onlar halklarının kahramanlarıydılar. Onurları, halkları için vardılar. Bizim başımız dik ve onları sonsuza dek sahipleneceğiz. Devlet de bilsin herkes bilsin; Siz suçlusunuz” diye konuştu.
AKP DÖNEMİ VE CEZASIZIK 
HDP’li Meral Danış Beştaş ise, Sincar davasına değinerek, cezasızlık politikasının sürdüğüne dikkati çekti. Beştaş, “Katiller ortaya çıkmadı. Partiler değişse de Kürtlerin katillerine dair cezasızlık politikalarına dair söz birlikleri devam etti. Dünün Tansu Çiller’i, Demirel’i bugünün Bahçeli’siyle aynı iradeyi sürdürüyor” dedi. Beştaş, “Meclis tarihinde çok önemli bir komisyon vardı, Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu. O süreçte iyi işler yaptı. 897 sayfalık bir rapor yayınladı. 908 faili meçhul cinayet kayda geçti. Devlet sırrı kavramlarını kabul etmeyeceklerini söylediler. Asıl faillere işaret ettiler. Devlet içinde gizli bir örgütün olduğunu, siyasi iradenin sorumluluk almadığını, buna göz yumduğunu belirtti. Koruculuk sisteminin son bulmasını istiyorlardı. 1995 yılında kurulan bu komisyonun raporu önemli bir belge niteliğinde, fakat bugün hükümsüz. 2002’de iktidara gelen AKP bu cinayetlerin üzerine gideceğini söyledi, fakat bırakın üstüne gitmesini yeni cinayetler ortaya çıkardı ve eski suçları da aklamaya gönüllü oldu” ifadelerini kullandı.
ZAMAN AŞIMI TEHLİKESİ 
Tüm iktidarlar döneminde bu tür davaların zaman aşımına uğratıldığını söyleyen Beştaş, “Sincar’ın katledilmesinden 24 saat geçmeden ‘failleri yakaladık’ açıklaması yaptılar. Devamında dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar tarafından ‘işi batırdılar, biraz susalım’ cümleleri sarf edildi. Bu cümleler, bugüne kadar cezasız bırakacağının özetiydi. Failler hala yakalanmadı. Cihan Yıldız müebbet hapis cezası aldı. Müebbet ceza almasına rağmen avukatın başvurusu üzerine serbest bırakıldı. Bu davada da failleri ortaya çıkarmama, gizleme, suçu örtbas etme durumuyla karşı karşıyayız. 6 Eylül’de duruşma yapılacak ve zaman aşımı tehlikesi var. Savcı hala mütalaa vermedi. Yargıtay tarafından onaylanmış bir belge var, AİHM kararı var ama savcı vermedi. Cezasızlık ve zaman aşımı katilleri korumak için özel bir zırha bürünmüş durumda” şeklinde konuştu.
YA CEZASIZLIK YA ZAMAN AŞIMI
Beştaş, iktidarın bu tür davalarda her zaman iki seçenek sunduğuna işaret ederek, şunları söyledi: “Ya zaman aşımı ya cezasızlık. Bu karar Kürtleri öldürmek için yol verilen kararlar. Bu ülkede öldürenler ceza almıyor. Milyonlarca delil varken failler cezalandırılmıyor, aksine ödüllendiriliyor. Kürt siyasetçileri katledenlerin aklı bugün rehin alma ile sürdürülüyor. Katileri ve onları koruyanları tanıyoruz. Bugünkü tehditleri bize hiçbir etki etmeyecek, mücadeleyle hep birlikte kazanacağız. Sincar, bizim demokrasi şehidimiz sır bütün Türkiye yurttaşlarının milletvekilidir. Başka bir partinin vekili olsaydı en kısa sürede yakalama çıkarılırdı. Sincar sahipsiz değildir.”
DAVANIN GEÇMİŞİ
Demokrasi Partisi (DEP) Parti Meclisi (PM) üyeleri Habip Kılıç ve Hikmet Kılıç’ın silahlı saldırı sonucu öldürülmesi olayını araştırmak için Batman’a gelen DEP Mardin Milletvekili Mehmet Sincar, 4 Eylül 1993 tarihinde partisinin Batman İl Yöneticisi Metin Özdemir ile birlikte uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Dönemin Başbakanlık Müsteşarı Kutlu Savaş tarafından “Susurluk Kazası” ile ilgili hazırlanan raporda, Sincar cinayetinin “Yeşil” olarak bilinen Mahmut Yıldırım ile itirafçılar Alaattin Kanat, İsmail Yeşilmen ve Mesut Mehmetoğlu tarafından işlendiğine yer verilirken, buna rağmen başlatılan soruşturma ve kovuşturmada cinayetten Hizbullahçı Cihan Yıldız ve Ejder Arpa sorumlu tutuldu.
Hizbullah dosyasında, DEP Milletvekili Mehmet Sincar cinayetinin tetikçisi olduğu belirtilen “Hüseyin” kod adlı Cihan Yıldız, kırmızı bültenle aranırken 2008 yılında Avusturya Viyana’da İnterpol tarafından yakalanıp, Türkiye’ye iade edildi.
11 cinayetin faili olarak yargılanan Yıldız, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamanın ardından Sincar cinayeti de dahil 6 cinayet ve 2 silahlı yaralama eylemlerinden sorumlu tutuldu. 30 Mayıs 2013 tarihindeki karar duruşmasında Yıldız’a “Türkiye Cumhuriyeti anayasanın tamamını ya da bir kısmını tağyir, tebdil ve ilgaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verilirken, firari sanık Ejder Arpa ise bugüne kadar bulunamadı.
Yıldız’ın avukatının yeniden yargılama talebi Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından Mart 2019’da “Askeri mahkemelerde yapılan yargılamalarda hak ihlali yaşandığı ve ihlalin yeniden yargılama ile giderilebileceği” yönündeki değerlendirmesi ile dava 2 Ekim 2019’da yeniden görülmeye başlandı. Tutuklu kimsenin kalmadığı davanın bir sonraki duruşması 6 Eylül’de Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ