Mardin’in korkutan birinciliği büyüyor

Mardin’in korkutan birinciliği büyüyor
  • 11 Kasım 2020 15:05 | Son Güncellenme: 11 Kasım 2020 15:10

Türkiye’nin en çarpık kentleşmesinde Mardin birinci sırada yer alıyor. 1990 yılında dönemin yerel yönetimleri tarafından yeni yerleşim alanı ilan edilen Yenişehir bölgesinde plan proje yapılmadan izin verilen inşaatlar 30 yıl sonra ortaya çarpık bir kentleşme sorununu ortaya çıkardı.

Hal böyle olunca yeşil alan sorunu alt yapı yanı sıra yolların dar olması yaklaşık 75 bin aracın bulunduğu Mardin’de trafikte yaşanan yoğunluk bugünkü adı ile Artuklu ilçesinde hayatı yaşanmaz hale getirdi. Çevre yolu olmaması nedeniyle ağır araçların geçtiği Yenişehir semtinde trafik sorunu bu gidişle böyle devam edeceği görünüyor.

Günü Kurtarmak Değil Geleceği Kurtaralım

Bu süre zarfında her gelen yerel yönetimler bu yapılara izin vererek, çok katlı binalar ve her yerde mantar gibi türeyen apartmanlar şehrin çarpık kentleşmesinde önemli rol oynadı.

Mardin’de yaşanan çarpık kentleşme sorunu, gelişen çağın ihtiyaçları düşünülmeden yalnızca “günü kurtarmak” için yapılan çalışmaların eseridir.

30-40 yıl önce çizilen plansız şehir planı kapsamında Yenişehir dediğimiz bölgede yaklaşık 50 bin insanın yaşadığı biliniyor. Bugünkü adı ile Artuklu ilçesinde doğru ve dürüst şehir planın olmaması çok katlı binalara izin verilmesi nedeniyle ortaya çıkan fotoğraf Mardin’in çarpık bir kentleşme nedeniyle sınıfta kaldığını gösteriyor.

Şehrin sakinleri çarpık kentleşmeden rahatsız

Mardin’de çarpık kentleşme, kentlerin, nüfus patlaması sonucunda, plansız ve denetimsiz olarak, gelişigüzel, altyapısız, her türlü estetik kaygıdan uzak bir şekilde merkezden dışa doğru adeta bir ur gibi büyümesi modern şehre ayak uydurmaması şehrin sakinlerini de rahatsız ediyor.

Bu durum çevrede, insanca yaşamaya olanak vermeyen ilkel yerleşmelerin kenti kuşatmasına, merkezde ise mevcut dokunun tahribine, tarihsel, kültürel ve doğal değerlerin yok olmasına yol açıyor.

Şehrin geleceğini yok ettiler

Mardin en önemli sorunlarından biri olan ve uzun yıllardır üzerinde çok kapsamlı çalışmalar yapılmaya çalışılmasına rağmen aşılamayan çarpık kentleşme basit anlatımla, şehrin herhangi bir denetim olmaksızın rast gele biçimde büyümesine neden oldu.

Geçmişte denetim gücünün aktif bir biçimde çalışmaması veya hiç bulunmaması nedeniyle ortaya çıkan çarpık kentleşme sorunu kısa vadede şehir sakinleri açısından bir sorun olarak algılanmasa da, uzun vadede çözülmesi daha da zor hale gelen devasa bir problem haline dönüştü.

Mardin’de çarpık kentleşme sorununun uzun vadede çok büyük etkilere neden olması, ileri görüşten yoksun bir bakış açısı ile bu problemin aşılamamasına sebep olmuştur. Uzun yıllar önce şehrin gelişiminin tahmin edilmesi ve bu yönde çalışmaların yapılması gerekirken yüz binlerce hatta milyonlarca insanın yaşam alanı haline gelen bir kentin yeniden yapılandırılması çok daha zor bir süreç haline dönüşmektedir.

Şehre Yazık Oldu

Oysaki her modern toplumda şehirler planlanırken estetik görünüm kadar şehir içinde yaşayan insanların ihtiyaçlarının da düşünülmesi gerekir. Ancak bu planlamanın mevcut şehir nüfusuna ve yapısına göre değil, şehrin gelecekteki nüfusu ve gelişen teknolojilerin şehri nasıl etkileyeceği düşünülerek yapılması gerekirdi. Onlarca yıl öncesinden gelecek düşünülerek planlanması gereken altyapı, ulaşım, tarihi doku, doğal çevre, barınma ihtiyacı ve daha pek çok konunun birden bire şehirde yaşayan insanları etkilemeden değiştirilmesi çok zor, çoğu zaman da imkansızdır.

Tarihi şehrin dokusunu korumak zorundayız

Mardin’de yerel yönetimler insanların günümüzde ve gelecekte oluşacak doğal ihtiyaçları düşünülerek yapılması gereken şehir planlamacılığı kapsamında 7 bin yıllık geçmişi bulunan kadim kentin tarihsel dokusunu korunmasını da gözetmek zorundadır.

İçinde yaşadığımız kadim kentin binlerce yıldır medeniyetler beşiği olduğu düşünüldüğünde, Mardin kendine özgü tarihsel bir dokusu olduğu bütün dünya biliyor. Fakat ne yazık ki son yıllarda tarihi kentte oturan vatandaşlar tarihi taş evlerini terk ederek, betonlaşmanın hızla yayıldığı Artuklu ilçesinde apartman hayatını tercih ediyor. Hal böyle olunca da tarihi evler boş ve kaderine terk edilmiş durumda bekliyor. Birçok tarihi bina yıkıldı. Veya yıkılmaya yüz tutmuş durumdadır. Şehrin yöneticileri tarihi kentin sadece çarşı kısmını korumak için restorasyon çalışması yapıyor. Peki ya tarihi mahallelerde yıkılan veya yıkılmaya yüz tutmuş taş evlerin evlerin durumu ne olacak. Tarihi şehir boşalıyor. Hayalet kentte dönüşüyor. Şehir hayatı sadece birinci cadde ile değil, kadim kentin taş evleri ile hayat devam eder. Yoksa bir tarafı yapalım günü kurtaralım politikalarına devam edilirse, elimizdeki tarihi değerleri de kaybederiz. (Mardin Haber)

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ