Mardin Roj

Mardin’den Suruç’a bitmeyen yoldaşlık: Emrullah ve Murat

Mardin’den Suruç’a bitmeyen yoldaşlık: Emrullah ve Murat
  • 20 Temmuz 2022 12:01

İlkokulda yakın arkadaş olan Emrullah Akhamur ve Murat Yurtgül, yola çıktıkları hayatı genç yaşta Suruç’ta alçakça bir saldırıda tamamladı. Kızıltepe’de başlayan sırdaşlık şimdi yan yana aynı toprağın altında sürdürülüyor. 

 

Suruç’ta 7 yıl önce DAİŞ’in bombalı saldırısında yaşamını yitiren 33 genç arasında bulunan Emrullah Akhamur (25) ile Murat Yurtgül’ün (24) hikayesi çocukluklarına uzuyor.

 

İlkokul yıllarında tanışım arkadaş olan Emrullah ve Murat, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde birlikte büyüdü. Girmasek köyünde doğan Emrullah’ın ailesi 1990’lı yıllarda köy boşaltmaları sonucu Kızıltepe’ye yerleşti. Emrullah ile Murat’ın yolu da Cumhuriyet İlkokulu’nda kesişti. Kızıltepe Atatürk Lisesi’nde devam eden arkadaşlıkları Emrullah’ın Mersin üniversitesi Tarih Bölümü’ne, Murat’ın ise İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünü kazanmasıyla geçici süreliğine ayrıldı.

 

301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma faciasında küçük çocukları yalnız bırakmayan Murat, bir yanda da tutuklular üzerine çalışmalarda yer aldı. Okuma tutkusu onu hayranı olduğu Yaşar Kemal’in evinin kapısına kadar götürdü. Murat, kitabı imzalattıktan 3 gün sonra Yaşar Kemal’in ölüm haberini alır. İki arkadaş üniversiteyi ayrı kentlerde okusalar da her fırsatta Kızıltepe’de buluşur hayallerini, sevinçlerini paylaşırlar. Katliamın yapıldığı 2015’in Temmuz’unda ayrılmaz ikili Murat’ın babası Nimet Yurtgül’ün Kızıltepe’de bulunan mağazasında bir süre birlikte çalışırlar.

 

BUKOWSKİ İKİSİ İÇİN DE ÖZEL BİR YERDEYDİ

 

Murat ile Emrullah’ın hobileri, sevdiği, müzik, kitap ve yazarlar da çokça ortak noktalarıydı. Her ikisi de Charles Bukowski’yi apayrı yerde tutar. Yakın arkadaşları, “Murat için kitap okumak bir tutkuydu” yönünü, şiir okuma sevincini ve Çello çalma hevesini not ettiler, anı defterlerine.

 

BİRİ SAKİN BİRİ DELİ DOLU

 

İkisi birbiriyle anlaştıkları kadar farklı karakter olduklarını da anı defterine yazan arkadaşları, Emrullah, sakinliği ve içine akan duygusunu, Murat’ın ise daha deli dolu hallerini unutmamışlar. Anı defterinde yazan yakın arkadaşları, onları birbirini tamamlayan ikili olarak tarif ediyor.

 

EMRULLAH’TAN KALAN NOT DEFTERİ

 

Edebiyat yolcusu ikiliden Emrullah’tan kalan not defterinde, “Yola çıkacak olanlara öğütler: Katıksız sevginin peşinde olacaksın. Bir şeylere çomak sokanlardan olmayacaksın. Öyle hesap kitap gözetmeyen yani” yazılı sözler Suruç’a gidişlerinin özeti niteliğinde. Belki de ölümü sezdiği için not defterine şu sözleri işliyor: “Sakın yanlış anlamayın. Ölmek istemek güçsüz olmak, pes etmek anlamına gelmez. Ben sadece çok yoruldum ve artık sırtımdaki yük eziyor beni. Hele bu yükü paylaşacağınız biri olmasa o zaman anlardınız beni.”

 

BİRİ PANTOLONUNDAN DİĞERİ KASALINDAN TANINDI

 

Saldırıyı duyan aileler, çocukların akıbetini öğrenmeye çalışırken polisin biber gazı ve tazyikli suyuyla engellemeye çalışıldılar. İki ayrılmaz yol arkadaşının babaları, morgda çocuklarını teşhis ettiler. Murat’ın babası oğlunu pantolon ve kemerinden tanıdı. Yanındaki cenaze ise Emrullah’ındı. Babası onu alnından ve sakalından tanıdı. İlkokuldan başlayan yol arkadaşlığı şimdi Kızıltepe’de yan yana aynı toprağın altında…

 

‘ÜNİVERSİTEDE KÖTÜLÜKLE KARŞILAŞTI’

 

Emrullah’ın ağabeyi Ümran Akhamur, “Üniversitede çok zorlandı. Hayata yeni atılmıştı. Orada faşizmle karşılaştı, kötülükle karşılaştı” dedi.

 

Emrullah’ın yurtta kaldığı dönemde bir gece kendisini aradığını anlatan ağabeyi Akhamur, “Gece saat 00.00’da bana mesaj attı ve ölmek istediğini söyledi. Çok bunalmıştı. Yurttaki arkadaşlarından çok korkuyordu ve insanların bu kadar duyarsız olması ve onu dışlamaları çok zoruna gitmişti. Sonrasında ben onu yurttan çıkardım ve başka yere gönderdim. Acaba o çocuklar ona ne yaptı soracaktım ama fırsatım olmadı” diye belirtti.

 

‘DİPLOMAMI ALACAĞIM DİYEREK EVDEN ÇIKTI’

 

Emrullah’ın Suruç’a gitme sürecini de anlatan ağabey Akhamur, şöyle devam etti: “Suruç’a gideceğinden bizim haberimiz yoktu. Diplomamı almaya gideceğim diyerek evden çıktı. Sonrasında da bir daha onu görmedim. Suruç’a büyük bir anlam yüklediği için gitti.” Emrullah’ın, sürekli anılarını kaleme aldığını dile getiren ağabeyi, “Bazen insanlara olan hayal kırıklıklarını, bazen de yalnızlıklarını yazardı.  Farklı bir dünya kurmuştu kafasında. Tek o vardı ve kimseyi almıyordu içeri. Ailesine düşkündü ama bize hiçbir şey anlatmıyordu. Çok fazla konuşmazdı” diye konuştu.
‘KATİLLERİ KORUNUYOR’ 
Türkiye tarihinde yaşanan karanlıklara dikkati çeken ağabey Akhamur, şunları söyledi: “Ortalığı kana bulamaya çalışan ve üstünü kapatmaya çalışan bir mekanizma hep vardı. Suruç’ta da yine aynı mekanizmanın harekete geçirildiğini gördüm. Çözüm sürecini baltalamaya ve Türkiye’yi karıştırmak istenildiğini gördüm. Mahkeme süreçlerini görüyoruz. Suruç Emniyet Müdürlüğü hakkında görevi kötüye kullandığına dair mahkeme kararı var ancak hiçbir ceza almadı. Dava sürecine baktığımız zaman katillerin korunup, kollandığını görüyoruz.”
‘YALNIZ BIRAKILMAMAK BİZİ MUTLU EDİYOR’
Yakın zaman önce Emrullah’ın doğum günü olduğunu vurgulayan ağabey Akhamur, “7 senedir anmamızı mezarı başında yapıyoruz. İnsanların bizi arayıp anmaya katılmak istediklerini duymak bana anlamlı geliyor. Hala unutulmadı, hala bir adaletin bir yerlerde var oluşunu gösteriyor. Elbette bu saten sonra onu ve diğer arkadaşları geri döndüremeyiz ama insanların mahkemede bile yalnız bırakmamaları bizi çok mutlu ediyor. Her zaman bir umut vardır.”
‘ERKEN YAŞTA OLGUNLAŞTI’
Yaşamını yitiren Murat Yurtgül’ün babası Nimet Yurtgül, Murat’ın çok erken yaşta olgunlaştığını belirterek, “12-13 yaşından sonra 40 yaşında bir insan gibiydi” diye ifade etti. Anne Şemsa Yurtgül ise Murat’ın kendilerine zaman zaman öğütler verdiğini dile getirdi.
‘DOĞAYA AİT BİR İNSANDI’
Murat’ın arkadaşı Aydın Karatay ise, “Farklıydı ve biz bu farklılığı daha çok üniversite yıllarında keşfettik” dedi. Murat’ın özellikle entelektüel yanına vurgu yapan Karatay, “Doğaldı ve doğaya ait bir insandı. Murat, Kobanê’de sadece eli silah tutanların değil, eli kalem tutanların da bir şey yapabileceğini göstermek istiyordu” diye konuştu.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ