Mardin Roj

Mardin Derik Kaymakamı Safitürk davasında savcı, sanık ile avukatsız görüşmüş

Editör

  • 01 Kasım 2019

Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün öldürülmesine ilişkin açılan davada yargılanan Devran Aslan’ın savcılık ifadesinin görüntüleri ortaya çıktı. Savcının, elinde kanlı peçeteyle ifade veren Aslan’a sık sık müdahale ettiği görülüyor.

Mardin’in Derik Belediyesi’ne kayyum olarak atanan İlçe Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk, 10 Kasım 2016 tarihinde makamına konulan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmiş, sonrasında olaya ilişkin gözaltına alınan 71 kişiden 15’i tutuklanmıştı. Tutuklular hakkında açılan dava da geçtiğimiz yıl Mardin 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanmıştı.

14 kişi hakkında beraat kararı veren mahkeme, dönemin Kaymakamlık Yazı İşleri Şefi Şerif Mesutoğlu hakkında, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl hapis cezası vermişti. Yerel mahkemenin verdiği kararı bozan Gaziantep Bölge İstinaf Mahkemesi ise, haklarında “Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak”, “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmek”, “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etmek” ve “Patlayıcı madde bulundurmak” suçlarından beraat kararı verilen Devran Aslan, Fikret Baği, Tahsin Erdaş, Vedat Erol, Nursel Eser, Zuhal Dalçin, Zinet Erdaş ve Mehmet Deniz’in yeniden yargılanmasına karar kılmıştı.

131 GÜNDÜR AÇLIK GREVİNDE

Söz konusu karar sonrası Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi’nde yeniden başlayan dava duruşmasının ilki 11 Temmuz günü görüldü. Kararın çıkmadığı duruşma 21 Kasım’a ertelendi. İstinaf Mahkemesi tarafından cezası “hukuka uygun” bulunan Şerif Mesutoğlu ise, 24 Haziran’dan bu yana (131’inci gün) “adil yargılanma talebi” ile açlık grevi eyleminde.

SAVCILIK GÖRÜNTÜLERİNDE KANLI PEÇETE

Hakkında yeniden yargılanma kararı verilen ve daha önceki duruşmalarda “İfadem savcının gözleri önünde kafama silah dayanarak alındı” diyen Devran Aslan’ın savcılıktaki ifade görüntüleri ortaya çıktı. 50 dakika 38 saniye süren görüntülerde, Aslan’ın ifade işlemi öncesi darp edildiği ve elinde bulunan kanlı bir peçete dikkat çekiyor. Yine Aslan’ın avukatı belli bir süre sonra görüntülere yansıyor. Görüntülerde, ifadeyi alan savcı S.Ö.’ün daha önce avukatı olmadan görüşme aldığını söylediği Aslan’a kimi uyarılarda bulunduğu görülüyor.

‘AVUKAT HUZURUNDA TEKRAR SÖYLE’

Savcının, “iyi düşün” şeklinde tembihlediği Aslan, önce burnunu sonra da başını işaret ederek, “Bu aralar burnum kanadı. Dengem yerinde değil” diyor.

Görüntülerin giriş kısmında savcı, “Bak şimdi, emniyetten arkadaşlar geldi bazı şeyler anlatmak istediğini söyledi. Şimdi olayı seninle baş başa bir görüştük. Eyvallah. Ama şimdi bize avukat huzurunda bazı şeyleri söylemen lazım. Bunlar senin ilk beyanların. Tamam mı? Ayrıntılı olarak beyanlarını daha sonra alacağım. Ama bana anlattıklarını avukatının huzurunda hiçbir baskı altında olmadan bize anlatmanı istiyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Görüntülerin devamında Aslan’dan olayı anlatmasını isteyen savcı, “Şimdi kargo meselesinden önceki toplantıyı anlat bana. Toplantıdan başlayarak, patlama anına kadar yaşanan süreci aklında kalanları” diyor. Tam bu sırada Aslan, “Kargoya da gidelim mi sayın savcım” diye soruyor. Savcı da bunun üzerine, “Sen ilk önce toplantıdan başla, kargo alınması, yerleştirilmesi, patlatılması anına kadar ki süreci anlat” diye tembihliyor.

‘ÖNEMLİ DEĞİL İFADEDE GEÇSİN’

Söz konusu diyalogun ardından Aslan’ın avukatlığını yapan kişi görüntülerde beliriyor. Savcı, Aslan’dan olayı anlatmaya başlamasını istiyor. Konuşmaya başlayan Aslan’ın yer yer tarih, isim ve olayın nasıl yaşandığını karıştırması dikkat çekiyor. Aslan’ın “Sonra kargo gününe geldik” demesiyle araya giren savcı, “Kargo gününe gelme” diye müdahalede bulunuyor. Bu sırada savcının içeri giren başka biriyle “İstanbul ile temasa geçin. Önemli değil, ifadede geçsin cümleler” ifadesini kullandığı duyuluyor.

Aslan’ın, ifadesinin devamında bahsi geçen kargoyu almaya gitmesi üzerine konuşması üzerine savcı bir kez daha araya girerek, “Yani sen kargonun bomba olduğunu bile bile gittin” diye soruyor. Soruya “Evet” cevabı veren Aslan, devamında şu an tutuklu olan dönemin Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Şerif Mesutoğlu üzerine ifade vermeye başlıyor.

‘UNUTTUM, BİR KERE SÖYLEDİM’

Aslan, 7 Kasım 2016’da Kaymakam Safitürk’ün binada olduğunu söylüyor. Bunun üzerine bir kez daha müdahale bulunan savcı, Safitürk’ün o gün Ankara’da olduğunu ve binada olamayacağını belirterek, daha önce yazılan ifadeyi okumaya başlıyor. Aslan da, “Evet onu söylediler” diye cevap vererek, “Şef çıktı odadan, şeyi aldı. Paketi. Odasına girdi” diye devam ediyor.

Savcı bu defa da, “Paket gelmedi daha. 7’sindeyiz daha” uyarısında bulunarak, “bombanın” rengini soruyor. Aslan ise, “Valla unuttum. Size bir kere söyledim sayın savcım” cevabı veriyor.

‘BOMBA’ KIZILAY’IN KUPA BARDAĞI

Söz konusu görüntülerde kendisine daha önceden kimi bilgilerin ezberlettirildiği anlaşılan Aslan, yerel mahkemece yapılan duruşmalarda yaptığı savunmalarda birçok kez ifadelerinin zorla alındığını beyan etmişti. Aslan, ayrıca ifadesinin polislerce hazırlanarak, işkence ile kendisine kabul ettirildiğini söylemiş ve “İfadem savcının gözleri önünde kafama silah dayanarak alındı” iddiasında bulunmuştu.

Mahkeme ise, söz konusu ifadeleri Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sisteminin kayıtta olması gerekçesiyle duruşma zaptına geçmemişti.

Öte yandan, görüntülerde Aslan’ın ifadesinde bahsini ettiği kargonun da, Kızılay Bölge Müdürlüğü’nden Şerif Mesutoğlu’na teşekkür için gönderilen kupa bardak olduğu ortaya çıkmıştı.

TANIĞIN İFADESİ DE YALAN

Yine, dosyanın “en önemli tanığı” olarak gösterilen ve tek kelime Türkçe bilmeyen zihinsel engelli Mehmet Ali Gezginci’nin de daha önce ifade görüntüleri ortaya çıkmıştı. Gezginci’nin, ifadesinde sadece sorulan sorulara “Ere-Na” şeklinde cevap verdiği, tercüman olarak sorgu odasında bulunan maskeli polisin Gezginci’nin ifadesini olayı anlatıyormuş şeklinde çevirdiği görüntülere yansımıştı. Gezginci’nin teşhis yaptığı anlara dair görüntülerde de tercümanlık yapan polisin yanlış çeviri yaptığı ortaya çıkmıştı. (Mezopotamya Ajansı)

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ