Mardin Roj

Mardin Barosu’ndan öldürülen Kültür ve Apaydın için açıklama

Mardin Barosu’ndan öldürülen Kültür ve Apaydın için açıklama
  • 17 Mayıs 2022

Mardin Barosu Kadın Hakları Merkezi, Silopi’de Sakine Kültür ve Elazığ Karakoçan’da Remziye Apaydın’ın katledilmesine ilişkin açıklama yaptı.

 

Mardin Barosu Kadın Hakları Merkezi, Silopi’de Sakine Kültür ve Elazığ Karakoçan’da Remziye Apaydın’ın katledilmesine ilişkin açıklama yaptı. Yapılan açıklamada kadın cinayetlerine karşı mücadele vurgusu yapılarak, sürecin takipçisi olunacağı belirtildi.

 

Açıklamanın tamamı şu şekilde;

 

 

“15 Mayıs 2022 günü Şırnak ili Silopi ilçesi çevre yolunda, Sakine KÜLTÜR’ in cansız bedenine ulaşıldığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden Özel Harekat Ocakları Şırnak İl Başkanı İbrahim BARKIN, Sakine KÜLTÜR’ü işkence ederek öldürdüğünü itiraf ederek tutuklanırken, diğer iki şüpheli ise adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştır. Yine Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde 6 aydır kayıp olan Remziye Apaydın’ın öldürüldüğüne dair bilgi şüpheli korucu Nihat CAV’ın itirafı ve yer göstermesiyle ortaya çıkmıştır.

 

Tüm yakıcılığı ile devam eden kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri toplumsal bir sorundur. Kadına yönelik şiddet ayrımcılığın bir biçimi olup toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanmaktadır. Sorunun çözümü için eşitlikçi ve kadınları güçlendiren politikaların hayata geçirilmesi talebimiz maalesef siyasal iktidarın aileyi önceleyen muhafazakar politikalarıyla baskılanmaktadır.

 

Kadın cinayetlerinin önlenmesi için adli ve idari mercilere yapılan başvuruların dikkate alınmadığını, gerekli işlemlerin ivedilikle yapılmadığını, kadını koruyan tedbirlerin derhal alınmadığını veya uygulanmadığını, kadınların şiddete maruz kaldıkları evlere geri gönderildiğini ve bu tutumun kadınları korumasız bıraktığını takip ettiğimiz davalardan biliyoruz. Yargıya intikal eden kadın cinayetleri dosyalarında adli ve idari mercilerin ayrımcı pasifliği, kadının beyanının dikkate alınmaması, inandırıcılığının sorgulanması, delillerin derhal toplanmaması, faillerin cezasızlık zırhı ile korunması kadın cinayetlerinin işlenmesini kolaylaştırmakta ve şiddet faillerine cesaret vermektedir.

 

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve acil eylem planlarının oluşturulması talebiyle kadın örgütleri ve barolar olarak siyasal iktidara ve TBMM’ye yaptığımız çağrılar sonuçsuz kalmakta, bu konuda gerekli yasal düzenlemeler yapmak bir yana yasal kazanımlarımız dahi tırpanlanmaktadır. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’ da düzenlenen “şiddeti önleme, mağduru koruma, faili cezalandırma ve şiddetle mücadelede etkin mekanizmalar oluşturma” yükümlülüklerini uygulamaktan imtina eden adli ve idari makamlar ve bu düzenlemeleri içeren İstanbul Sözleşmesi’ nden çekilen siyasal iktidar kadınları şiddetten korumayarak bu suçlara ortak olmaktadır.

 

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ancak İstanbul Sözleşmesi’nin belirlediği perspektifle oluşturulacak bütünlükçü politikalarla mümkündür. Bugün, Sakine KÜLTÜR ve Remziye APAYDIN adli ve idari makamlara başvurduğunda etkili bir şekilde korunacaklarını ve yaşam haklarının merkeze alınacağına inansaydılar, belki de ilgili mekanizmalara erişerek hayatta olacaklardı. Kadınların şiddet tehlikesi altındayken adli ve idari makamların pasifliğini deneyimlemesi, şiddet faillerinin haklarının öncelenmesi ve adli-idari makamlara başvuran kadınların dahi şiddete uğramaya devam ediyor olması, kadınların şiddete maruz kaldıkları ortamdan kurtulamamalarına ve yaşamlarını yitirmelerine sebep olmaktadır. Bu nedenle şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehdidi altında olan tüm kadınlar için aynı tehdit ve tehlike devam etmektedir. Kadınların şiddete maruz kalması münferit değil, politiktir. Devletin kadınlar için şiddetsiz bir yaşamı garanti altına alma ve bunun koşullarını yaratma sorumluluğu vardır.

 

Özellikle kadına yönelik şiddet faillerinin kamu görevlisi olduğu dosyalarda, faillerin sahip oldukları kamu gücünden faydalanarak korkusuzca suç işleyebildiklerini ve haklarında yürütülen yargılamalarda bu faillerin korunarak davaların cezasızlıkla sonuçlandığını biliyoruz. Resmi kurumlar içerisinde bir kamu görevi ifa etmese dahi paramiliter yapılar içerisinde örgütlenen failler de bu kamu gücünden faydalanmakta ve cezasızlık zırhı ile korunmaktadır. Sakine KÜLTÜR’e işkence ederek öldürdüğünü itiraf eden Özel Harekat Ocakları Şırnak İl Başkanı İbrahim BARKIN ile Remziye APAYDIN’ı öldürdüğünü itiraf ederek yer gösteren korucu Nihat CAV ve varsa suça iştirak edenler hakkında etkin ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesini ve fail/faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Biz aşağında imzası olan Barolar Sakine KÜLTÜR ve Remziye APAYDIN için adalet tesis edilene dek sürecin takipçisi olacağımızı duyuruyoruz.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ