Mardin Roj

HDP’nin Kayyım Raporunda Mardin: Türkiye Tarihinin En Büyük Şehir Soygunu!

HDP’nin Kayyım Raporunda Mardin: Türkiye Tarihinin En Büyük Şehir Soygunu!
  • 18 Ağustos 2020 15:39

HDP’nin kayyım raporunda Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde yaşananlar için “Mardin Büyükşehir Belediyesi Örneği: Türkiye Tarihinin En Büyük Şehir Soygunu!” ifadelerine yer verildi.

HDP’nin bugün açıkladığı kayyım raporunun tam metninde Mardin’e özel bir bölüm ayrıldı. Raporda Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde yaşananlar için “Türkiye Tarihinin En Büyük Şehir Soygunu!” ifadeleri kullanıldı. Raporun Mardin ile ilgili kısmı şu şekilde;

Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde son iki aydır ortaya çıkan bulgu, belge ve kayyım pratiklerine bakıldığında, Türkiye tarihinin en büyük şehir soygunu ile karşılaşıyoruz. Kentin satılığa çıkarıldığı, mezarlığın dahi imara açıldığı, yolsuzluğun sıradan günlük bir iş haline geldiği, fuhuş şebekesinin belediyede kurulduğu ve sadece belediyeye ait değil, şehrin tümüne dair ne varsa yerle bir edilip paraya dönüştürülerek rüşvet, şantaj ve gelir olarak kullanıldığı, tüm bunları yapan kişinin de kentin Valisi Mustafa Yaman olduğu netleşmiş durumda. Ortaya çıkan veriler, ardı ardına gelen tutuklamalar, görevden almalar insanın nutkunu tutacak cinsten hakikatlerin ve elbette tam olarak ‘kayyımın’ ne olduğunu en iyi özetleyen şeylerdir. Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin ilk dönem kayyımı olan Vali Yaman’a dair pek çok belge yayınlamış, işe aldığı yakın akrabaları ve oluşturduğu ekibin yaptığı hukuk tanımaz, hak bilmez haksızlıklarına, yolsuzluk ve rüşvet işlerine dair açıklamalar yapmış, belgeler sunmuştuk fakat hepsi reddedilmiş, üstüne üstlük bahsi geçen birim/kişiler ödüllendirilmiş, 31 Mart sonrası görevden alınanlar tekrar görevlerine iade edilmiş ve eski kayyım yeniden görevinin başına geçerek kaldığı yerden devam etmişti pis işlerine!

Burada bir parantez açıp, özellikle Mardin’de neler olup bittiğine değinmek istiyoruz. Ama önce gerekli bir hatırlatmayı yeniden yaparak!

“Kayyum Dönemindeki Belediyecilik hizmetleri bir sistem olarak ele alınabilir. Merkezi hükümetin temsilcisi olan valinin yerel yönetimin de başı olacağı bir sistemin oluşturulması ile ilgili çalışmaların gerek ilgili bakanlık temsilcilerinden oluşan bir komisyon marifeti ile gerekse üniversiteler tarafından oluşturulan komisyon tarafından yapılmasının uygun olacağı. Bu kapsamda; demokratik katılımı sağlamak ve karar süreçlerini oluşturmak adına; belediye meclisinin seçimle gelmesi ama başkanın cumhurbaşkanı tarafından atanması hususu özellikle milli güvenliğimizin tehlikeye girdiği şehirlerde uygulanmasının daha yönetilebilir kentlerin oluşacağı şeklinde müfettişliğimizce değerlendirilmektedir.”

Yukarıdaki satırlar İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerinin geçtiğimiz 2019 Eylül ayında açıklanan Mardin Büyükşehir Belediyesi raporundan. Mülkiye Müfettişleri tarafından, Kasım 2016 ile Mart 2019 yılları arasında kayyım yönetiminde olan Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve rüşvetle anılan icraatlarına ilişkin hazırlanan bu rapor, sonuç olarak kayyım modelini överken; “güvenlik zafiyeti” olacak kentlerde belediye başkanının Cumhurbaşkanı tarafından atanmasını “uygun olacağı” şeklinde görüş bildiriyor. Mardin’de kayyım dönemindeki ihlalleri araştırmak üzere giden müfettişlerin; rapor, belge ve tanıklarla ispatlanmış yüzlerce usulsüzlüğü görmek yerine, ortaya ‘kayyım güzelleme raporu” çıkarmaları elbette sürpriz değil. Dönemin kayyımından da övgü ile bahsedilen bu raporda, kayyımın “geliştirdiği strateji ile merkezi idare ve yerel yönetim anlayışını birleştirip iyi bir model oluşturduğu görülmüştür” denilerek, adına da “Kayyumlukta Mardin Modeli” verilebileceği belirtiliyor. Ayrıca bu kayyım modelinin her tarafta uygulanması da öneriliyor.

Bu güzellemenin nasıl ve niye yapıldığı, kayyım vali tarafından ne kadar rüşvetle yazılanların değiştirildiği, hangi tehditlerle tersyüz edildiği de elbet çok geçmeden ortaya çıkacağına olan inancımız tamdır. Çünkü ‘kayyım modeline’ örnek gösterilen Mardin, gerçekten de tarihte olabilecek en iyi örnek olmuş durumda, fakat tersten!

Bilindiği üzere, 19 Ağustos 2019’da MBB’e kayyım atandı. Mardin Valisi Mustafa Yaman’ın tekrar kayyım olarak atanması ile birlikte belediye binası çok sayıda zırhlı araç ve TOMA ile abluka altına alınıp, belediye binasına giriş çıkışlara da izin verilmediği bildirildi. Belediye binasında tüm odalarda aramaların yapıldığı belirtildi. Belediye binasının etrafında 31 Mart seçimlerinin ardından kaldırılan polis bariyerleri de yeniden konulmaya başlandı.

1,3 Milyar TL üzeri borçla geri alınan belediyenin eş başkanı Ahmet Türk, ilk verdiği tepkide “Halkın iradesini tanımıyorlar buna da ‘demokrasi’ diyorlar. Yaşananlar kanunsuzluk ve hukuksuzluktan başka bir şey değildir” dedi.

Kayyım atanması sonrası Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin resmi Twitter hesabından kayyım olarak atanan Vali Mustafa Yaman ile AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yer aldığı bir fotoğraf, “Mardinimiz İçin İş Başındayız” mesajıyla paylaşıldı. Meğerse bambaşka işler için iş başındaymış, ne olduğu ise 1 yıl kadar sonra patlak verecekti. Gün içinde ziyaretçi kabulüne de başlayan kayyım Yaman, sosyal medya hesabından ziyaretçilerin fotoğraflarını paylaşmayı da ihmal etmedi. Yaman’ın ilk ziyaretçileri, önceki kayyum döneminde adları yolsuzluk, usulsüzlük ve hırsızlıklara anılan isimler oldu. Hakkında iç soruşturma başlatılan kayyum döneminde 620 milyon TL borçlandırılan Mardin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) Genel Müdürü Eşref Dağdelen, MARSU Genel Müdür Yardımcısı Sadullah Turgut ve MARSU’nun daire başkanları fotoğraflarda yer aldı.

MBB’ne ikinci kez kayyım olarak atanan Mustafa Yaman’ın yeğeni Yunus Emre Akça, kayyımla birlikte yeniden döndüğü belediyeden hakaret içerikli paylaşımlarda bulundu. Akça, “Çakalların devri sona erdi, şimdi yiğitlerin zamanı”, “Devlet atını da iyi tanır, itini de iyi tanır. Zamanı geldiğinde atı nallamasını, itini bağlamasını iyi bilir” şeklindeki paylaşımlarıyla yerine kayyım atanan Ahmet Türk’e hakaretlerde bulundu. Sadece yeğeni değil, önceki dönemde adları her türlü hırsızlık ve pis işlere bulaşanlar geri dönüş mesajı atarak hakaretlerde bulundular. Tüm bu söylenenlerin ortak özelliği kendini devlet zırhına yaslayan, milliyetçi ve şoven söylemlerden müteşekkil olmalarıdır. Tüm yapılanların ‘vatan aşkı’ ve ‘terörle mücadele’ kılıfı altında sunulması, kayyım pratiklerinde öğrenilmiş bir momente işaret eder.

Vali Yaman’ın önceki dönem kayyım pratiğinin özeti: Borç, usulsüzlük, yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet ve tacizdir. Kısaca birkaç durumu hatırlatmak gerekirse,

* Vali Yaman’ın görev yaptığı süre içinde kamuoyuna yansıyan en önemli olaylardan biri Mardin Valiliği ve Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde “Protokol Memuru” olarak görev yapan ve Yaman’ın danışmanlığını da yapan Bülent Erdolu’nun “Fatura komisyonu” adı altında belediyenin araç kiraladığı firmadan rüşvet aldığının belgeleriyle ortaya çıkması oldu. Erdolu’nun rüşvet belgelerinin ardından çok konuşulacak faturalarına da ulaşıldı. Faturalara göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretinde 430 TL’ye kiralanan araç, İçişleri Bakanı Soylu’nun ziyaretinde 1.100 TL’ye kiralandı. Erdolu, en fazla rüşveti ise Erdoğan’ın ziyaretinde aldı.

* Yaman’ın kayyım olarak görev yaptığı dönemde belediye çalışanlarının tacize maruz kaldıkları ve çalışanların fuhşa zorlandıkları da ortaya çıktı. Yaman tarafından belediyeye bağlı Kent AŞ.de müdür olarak görevlendirilen polis memuru Ercan Uysaler’in kadın çalışan D.S.yi fuhşa zorladığı ses kayıtları ile ortaya çıkarken, Uysaler hakkında yapılan suç duyurusu sonrası dava açıldı.

* Yaman’ın kayyım olarak görev yaptığı dönem Gençlik Merkezi’nde müdür olarak görevlendirilen Burak Bahadır Tuzlu, belediyeye ait 5 adet yamaç paraşütünü yanında götürmüş, belediyenin tüm ısrarına rağmen getirmemişti. Yine kayyum atanmasının ardından MARSU’daki personel kadrosu polis ve asker eşleri ile doldurulmuş, MARSU elektrik borcunu ödeyemez hale getirilmişti.

Mardin’de kayyımlara yönelik direniş kesintisiz olarak sürerken, ilk haftadan sonra eylemler yasaklandı. Kayyım 187 çalışanı işten çıkardı, Kadın ve Gençlik Daire Başkanı olan Gülizar İpek, kayyım politikalarına itiraz ettiği için devlet memurluğundan çıkarıldı. Çalışan kadınlara mobing uygulandı. Valiliğin kararları kanun olarak gösterilip uyuması istendi, uymayanlar gözaltına alındı. Basın çalışanları bu süreçte özellikle hedef yapılarak haber takiplerine izin verilmedi.

Ağustos ayının sonlarına doğru kayyım Yaman’ın yolsuzluklarına dair ilk önemli belgelerden biri olan ‘hediyelikler’ açıklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İçişleri Bakanı Soylu’nun da aralarında bulunduğu siyasilere verilen 600 bin TL’lik hediyelere ilişkin açıklama yapan kayyım yönetimindeki MBB, hediyelerin “devlet büyükleri” ile gelen heyetlere alındığını savundu. Hediyelere ilişkin yapılan açıklamadaki “terör vurgusu” ise dikkat çekti. Açıklamada, “Terörle Mücadele gelinen son noktada güven ve huzur ortamı sağlanmıştır. İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu ilimizde yapılan terörle mücadele ve operasyonlar ile huzur sağlanan ve vatandaşlarımızın yüzünün güldüğü ortamda esnaf ziyaretleri yaparak vatandaşlarımız ve esnaflarımızla bir arya gelmiştir. İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’nun yaptığı bir esnaf ziyaretinin kullanılması ahlaksızlıktır” denildi. Soylu ise yaptığı açıklamada “Biz mütevazı insanlarız. Bizim öyle abartılı masrafımız olmaz. Benim böyle bir hediye almam asla söz konusu değil” dedi. Oysa hediyelerin Fırat Silver adlı bir dükkândan alındığı ortaya çıkmış, faturalar da kamuoyu ile paylaşılmıştı. Durum bakanın söylediğinin aksine, pek de mütevazi değildi! Daha önce de Süleyman Soylu ve heyetine (3800 kişiye) vermiş olduğu yemeğin maliyeti 266 bin 760 TL olduğu belgelenmişti.

28 Ağustos 2019 günü, sıcak gelişmelerin içinde Ahmet Türk “utanıyorum” dediği bazı kayyım icraatlarını halkla paylaştı. Veri ve tarihleri ile verilen detaylar, kayyımın Mardin’de yaptıkları ve yapacaklarına dair önemli kanıtlar teşkil ediyordu.6 Aynı şekilde ortaya çıkan bir başka detay ise proje birimine dairdi! MBB’nin kayyım yönetiminde olduğu 2018-2019 yılları arasında Proje ve Uygulama Şube Müdürü Mustafa Alp’in kardeşleriyle birlikte kurduğu firmaya toplam değeri 6 milyon olan 10 ihale verdiği ortaya çıktı.7 İhaleye fesat karıştırdığı belgelenen ve görevine son verilen Füsun Karaboğa ise, kayyım tarafından yeniden Çevre Koruma Daire Başkanlığı’na getirildi. İhaleye fesat karıştırılması ile ilgili HDP’nin mecliste dile getirdiği sorulara İçişleri Bakanı Süleyman Soylu cevap vermemişti.

Sadece Türkiye’de değil, dünyanın pek çok yerinde kayyım protestoları sürerken, kayyım Yaman ve usulsüzlükleri de dinmek bilmedi. Her gün yeni bir şey öğrendi kamuoyu!

* Derik ve Mazıdağı ilçelerinin cenaze araçlarına el koyduğunu.

* 52 milyon 453 bin 738 TL değerinde usulsüzlüğe konu olan 10 ihalede ismi geçen ve hakkında inceleme başlatılan Sinan Yıldırım’ı, belediye iştiraki Kent A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görevlendirdiğini,

* 2 milyon 529 bin 300 TL’lik hayali bir ihale yaptığını ve bu durumun, kayyım faaliyetlerine dair yapılan paylaşımlar ve ihale kayıtlarıyla belgelendiğini,

* Yaman’ın kayyım olarak atanmasının ardından, 5393 Sayılı Belediye Kanunu’na aykırı çok sayıda “Meclis Toplantısı” yaptığı, toplantıların birinde, İl Müftülüğü’nün daha önce üzerine kaçak yapı inşa ettiği arsa tahsisi yapıldığını,

* Maksimum 400 kişinin konaklayabileceği bir otelde aynı gece bin 271 kişi için ödeme yaptığını, belediyeye kesilen 721366 numaralı faturaya göre 16 Ekim 2018 tarihinde otelde 721 kişi ağırlandığı, söz konusu her bir kişi için otele 157,41 TL oda ücreti, porsiyonu 63,56 TL karşılığında 936 porsiyon yemek ücreti ödendi. Sadece bu fatura için otele yapılan ödeme KDV ile birlikte 192 bin 770,75 TL’yi bulduğunu,

* Kent AŞ.’nin başına yeğeni Yunus Emre Akça’yı getirdiğini, İzmir’de yaşayan Mercan A.’nın ise, “homeofis” çalışarak, belediyeden maaşa bağlandığını öğrendi…

Kayyım Mustafa Yaman’ın ortaya çıkan kirli çarşafları sadece bunlar değildi elbet. Devam edecek olursak;

* Kayyım süresince kimi dairelerin başına getirilen kişilerin açtığı davada mahkeme HDP’li yönetimi haklı buldu. Ancak belediyeye atanan kayyım, usulsüzlük ve yolsuzlukları belgelenen isimleri daha fazla yetkilendirdi.

* Kanunu delmek için 5 parçaya böldüğü ihaleyle “Kentsel Sit Alanı” kapsamında olan tarihi caddeyi bozacak şekilde ışıklandırdı.

* “Propaganda” aracı olarak kullanılan ve 2,5 milyon TL’ye yaptırdığı dikey bahçe bakımsızlıktan kurudu.

* Sürekli suya zam yaptı, yetmedi ‘gizli zam’ yaptı.

Kayyım Yaman’ın vazgeçmediği şeylerden biri de düzenli olarak yaptığı taşınmazların satışı konusudur. Belediye borçlanması artıkça taşınmazların satışı da arttığı görülüyor. Son dönemlerde özellikle sıklaşan taşınmazların satışı, tüm açılan karşı dava ve itirazlara rağmen durmak bilmeden politik bir saikle sürdürülüyor ve bir kentin satılığa çıkarılması noktasına geliyor! Detaylandıracak olursak:

* Daha önce 2 defa ihaleye çıkardığı ancak alıcı bulamadığı 5 Milyon TL değerindeki taşınmazı bir kez daha satılığa çıkardı.

* Mayıs 2020’de 18 taşınmazı 18 milyon TL muhayyen bedelle satılığa çıkardı. Belediye Meclisi’nin HDP Grup Sözcüsü Mehmet Ali Amak, “Belediyeyi borç batağına sokan kayyım adeta Mardin’i satılığa çıkardı” tepkisinde bulundu.

* Bu 18 taşınmazın ardından 12 belediye taşınmazını daha satışa çıkardı. “Kayyım Mardin’i satılığa çıkardı” diyen HDP’li seçilmişler, suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

* Bu da yetmemiş olacak ki, Kayyım yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin peş peşe satışa çıkardığı taşınmazlara itiraz eden TMMOB Mardin İKK, kayyımın satılığa çıkardığı taşınmazlar arasında okul, sağlık tesisi ve parklar için ayrılan alanların olduğunu açıkladı.

* Toplamda 30 taşınmazın ardından belediyeye ait tarihi Baranlar Konağı’nı da satışa çıkardı.

* Tüm bu taşınmazların satış politikasının ardından ise belediyenin, taşınmazları değerlerinin çok altında bir fiyatla satışa çıkardığı ve satışların gerçekleşmesi halinde en az 25 milyon TL kamu zararının oluşacağı ortaya çıktı.

* Taşınmazlara paralel olarak başka uygulamalar da devreye sokuldu. ‘Zorunlu bağış’ gibi… Mardin Büyükşehir Belediyesi 1 milyar TL’nin üzerindeki borcundan kaynaklı peş peşe “borçlanma” kararları aldı. Kayyım yönetiminin, müteahhitlere alacakları için “zorunlu bağış” şartı getirdiği ve buradan gelen parayı sisteme geçmediği belirtildi

İçeride talan ve rant savaşlarının sürdüğü Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne dair ‘sıkıntılı durumlar’ olduğunu ifade eden tek resmi şey ise 1922845 sayılı, 22.04.2019 tarihli Sayıştay Raporudur.

Sayıştay, Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde kayyım döneminde milyonlarca TL tutarındaki ihalelerin kanuna aykırı olarak yapıldığını kaydetti. Belediyenin yerel seçimlere 19 gün kala 2 milyon TL bedelinde yaptığı araç kiralamanın da usulsüz olduğu ortaya çıktı. Hazırlanan raporda, belediyenin idare giderlerinin 2017-2018 döneminde kayyım atanmadan önceki döneme göre yüzde 24,84 oranında artış gösterdiği ifadelerine yer verildi. Sayıştay’ın en fazla artışın faiz ve komisyon giderleri olduğunu belirttiği raporda, Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin faiz ve komisyon giderlerindeki artışın yüzde 155,52 oranında gerçekleştiğine yer verildi. Buna karşı belediye gelirlerindeki artış ise yüzde 19,29’da kaldı. Mal ve hizmet alımlarında yapılan ihalelerin usule aykırı olduğu belirtilen Sayıştay raporunda, “Hizmet alımı, yapım işi, mal alımı” adı altında yapılan 16 ihaleye değinildi. Toplam maliyeti yaklaşık 38 milyon olan 16 ihaleye dair raporda, ihalelerin “pazarlık” usulüyle yapıldığına yer verildi.

Sayıştay raporunda, Mardin kayyımının çok tartışılan araç kiralamalarına da yer verildi. Raporda, 31 Mart 2019 seçimlerine 19 gün kala 12 Mart’ta yapılan yaklaşık 2 milyon 165 bin TL değerinde binek, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi toplam 121 aracın, belediyenin ortağı olduğu Mardin Kent A.Ş.’den kiralandığına vurgu yapılarak, kiralama için “31.08.2018 tarihli ‘Araç Kiralama Hizmet Alımı’ protokolü ile kiralandığı, kiralanan araçlar için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre herhangi bir ihaleye çıkılmadığı tespit edilmiştir. söz konusu işlerin Kamu İhale Kanunu’na göre ihaleye çıkılmaksızın, protokol yapılmak suretiyle belediye şirketlerine yaptırılması mümkün değildir” denildi.

Sayıştay denetiminde, Toplamda 8 başlıkta usulsüz işlemlerin tespit edildiğinin yer aldığı raporda doğalgaz çalışmaları, yol yapım işleri ve daha birçok konuda Sayıştay Başkanlığı’nca eksikler tespit edildi. Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin kayyım yönetimi, bu raporun ortaya çıkardığı gerçekleri, usulsüz yaptığı işlerden bazılarını AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın kente yaptığı ziyaretler üzerinden savundu.

Her gün Mardin kayyımı ve kayyım yönetimindeki belediyeye dair bir skandal patlak verirken, Vali Yaman diğer taraftan da bürokratik gücünü devreye sokarak HDP’liler ve ona muhalefet edenleri yıpratmaya çalışıyordu. Ahmet Türk hakkında “eş başkanlık” soruşturması başlatıldı, kentteki tüm etkinlik ve eylemler keyfi izne bağlandı. Ayrıca kendi yakın kadrosunu da korumak-kollamak için her şeyi yapıyordu. Örneğin bir kadını fuhuşa zorlamaktan 11 yıl hapse mahkûm edilen ve 35 gün geçmesine rağmen halen tutuklanmayan Mardin Büyükşehir Belediyesi kayyımının Kent A.Ş. müdürü polis Ercan Uysaler hakkında verilen kararın gerekçesi açıklandı. Kayyım, mahkemeye Uysaler lehine yazı gönderdiği ortaya çıktı.

Kayyım Mustafa Yaman’ın merkeze çekilmesi ve sonrasında kopan tufan!

10 Haziran 2020 tarihinde Mardin Büyükşehir Belediyesi kayyımı Mustafa Yaman, CB Kararnamesi ile merkeze çekildi. Arkasında, belgeleriyle ortaya çıkan ve hesabı sorulmayan çok sayıda yolsuzluk, usulsüzlük ve rüşvet belgesi bırakarak giden Yaman’ın ardından AKP’liler kurban keserek bu gidişi kutladı.

2019 yılının ilk 3 ayında yapmış olduğu 164 bin 550 TL’lik, kayyım olduğu dönemin tamamında ise toplamda 305 bin 206 TL’lik kuruyemiş harcaması nedeniyle kentte “Çerezci kayyım” olarak nitelendirilen Yaman, belediyeyi ve Mardin kentini borç batağında bırakarak gitti. Sadece Yaman, 6 milyon geliri olan belediye iştiraki Mardin Su ve Kanalizasyon İdaresi’ni (MARSU) 620 milyon TL borç altına soktu.

Özetle, rüşvet çarkı, hayali ihaleler, mezarlık ve park alanlarının imara açılması, fuhuş şebekesinin kurulması, taşınmazların satışı, işçi kıyımı bir tarafa yeğenlerini müdür yapması gibi pek çok başlık kendisinin ortaya çıkan devede kulak icraatlarıdır.

Fakat asıl deprem, kendisi merkeze çekilince yaşandı!

İç hesaplaşma başladı… Ve sırayla şu gelişmeler yaşandı!

* Kayyım Yaman’ın ardından belediyeside inceleme yapan müfettişler, çok sayıda üst düzey yönetici hakkında usulsüz işlemler ve yolsuzluk suçlamaları ile Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

* Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde müfettiş incelemesi başlatıldı. İncelemelerde çok sayıda belgenin kaybolduğu, kamera kayıtlarının ise silindiği tespit edildi. Kayyım Yaman’ın kentten ayrılmasının hemen arkasından ise İçişleri Bakanlığı’nca görevlendirilen 5 müfettiş belediyede incelemelere başladı. Yeni atanan valinin devam eden incelemelerin tamamlanmasının ardından kayyım olarak görevlendirilmesi beklenirken, belediyede yapılan incelemelerde müfettişleri şaşkına uğratan durumlarla karşılaşıldığı öğrenildi.

* Müfettiş incelmelerinde Belediyenin kayyım yönetiminde olduğu 10 aylık dönemde 470 milyon TL’nin üzerinde olan bütçesini tükettiği ve en az 200 Milyon TL daha borç yaptığı ortaya çıktı.

* Kayyım Mustafa Yaman’ın merkeze çekilmesinin ardından belediyedeki yeğeni Yunus Emre Akça görevden alındı. İzmir’de yaşayan ancak belediyeden maaş alan Mercan Aykal ise, istifa dilekçesi verdi.

* Mustafa Yaman’ın “manevi kızı” olarak ün salan Merve Erciyas ile rüşvet aldığı belgelenen Bülent Erdolu da açığa alındı.

* 5 Nisan 2019’da Genel Sekreter olarak atanan Abdullah Yenigün görevinden alındı. Yenigün’ün yerine Adana’da Vali Yardımcısı olarak görev yapan Murat Süzen atandı.

* MBB’ne bağlı Kent A.Ş.’de personel listeleri üzerinde oynama yapılarak belediyede çalışmayan 5 kişiye maaş ödendiği ortaya çıktı. Skandalda parmağı bulunan şirket yöneticisinin kendisine de fazla maaş ödendiği ortaya çıkarken, olayın üstü örtüldü. 19 Ağustos 2019’da ikinci kez kayyım olarak atanan Mustafa Yaman tarafından görevlendirilen bazı isimlerin, belediyenin muhasebe birimi tarafından hazırlanan personel listesine yaptıkları eklemelerle aslında belediyede çalışmayan kişilere 6 ay boyunca maaş ödenmiş.

* Kayyım Yaman’ın kanunu delerek 2 milyon TL’yi aşkın maliyetle tarihi Birinci Cadde’ye yaptırdığı ışıklandırmalar hakkında Mardin Barosu’nun başvurusu üzerine “dokuya aykırı” denilerek, kaldırılma kararı verildi.

* Kayyım yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde incelemelerini tamamlayan müfettişler, çok sayıda üst yönetici hakkında usulsüzlük ve yolsuzluk nedeniyle suç duyurusunda bulundu. Belediyede daire başkanları da görevden alındı. Karıştığı usulsüzlükleri belgelenen Kent AŞ. Yönetim Kurulu Başkanvekili Zeyni Teker de görevinden alındı. Teker’in yanı sıra görevden alınan bir diğer isim karıştığı usulsüzlükleri belgelen Kırsal Yollar Daire Başkanı Sinan Yıldırım. Bu isimlerin yanı sıra Mali Hizmetler Daire Başkanı Adnan Kaya ile Destek Hizmetler Daire Başkanı İbrahim Erkan’ın da görevlerinden alındı. Görevinden alınan son 3 isim usulsüzlük, yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, kayırma ve benzeri birçok işlemle gündeme gelen Çevre Koruma Daire Başkanı Füsun Karaboğa, İtfaiye Daire Başkanı Hadi Çomaktekin ile Kadın ve Gençlik Hizmetleri Daire Başkanı Mehtap Bingül oldu.

* Mustafa Yaman’ın ekibinden 4 ismin daha görevden alınması ile toplam 14 kişinin isimleri milyonlarca TL ihale, yolsuzluk, rüşvet ve imar usulsüzlüklerine karıştı. Soruşturma kapsamında hakkında işlem başlatılanların sayısının 70’e ulaşacağı bilgisine ulaşılırken müfettiş incelemelerinde bugüne kadar kamuoyuna yansımamış onlarca usulsüzlüğe rastlandı.

* 28 Temmuz 2020 günü ise belediyeye operasyon yapıldı.

* Kayyım yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde isimleri yolsuzluk ve usulsüzlüğe karışan kişilere dönük başlatılan operasyonda çok sayıda üst düzey yönetici gözaltına alındı. DEDAŞ İl Müdürü ve müteahhitlerin de olduğu 10 kişi gözaltına alındı. Suçlamalar, yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlük üzerinden olduğu öğrenildi.

* Bu belediye operasyonu sonrası gözaltına alınan isimlerden önceki dönem Kent A.Ş. Müdürü ve halen Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) Mardin İl Müdürü olan Mehmet Bulut ile bir kısım iş insanı, emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen Bulut ile birlikte Kırsal Yollar Daire Başkanı Sinan Yıldırım, belediyenin iş yaptığı firma yetkililerinden Tufan Demir, Yunus Emre Akça, Ahmet Acay tutuklanarak cezaevine gönderildi.

* 2 Ağustos 2020’de kayyım yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınanlardan tutuklananların sayısı 8’e çıkarken, Eski kayyımın yeğeni ve cinsel saldırı suçlusu Ercan Uysaler de tutuklandı.

Bu soruşturma ve tutuklamalar devam ediyor. Bu tüyler ürpertici vurgun, talan ve rantsal gelişmelerden sonra görevden uzaklaştırılan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, kayyım yönetimindeki belediyeye dönük yolsuzluk operasyonunu “dünyada görülmemiş soygun” şeklinde yorumlayarak, “Kayyım modeli çöktü ve hezimete uğradı” diyerek yorumladı.

Bugün, Ağustos 2020, Mardin BB’nin borcu 1.8 Milyar TL’ye çıkmış durumdadır. Vali Mustafa Yaman’ın ismi ise “Mardin’den siliniyor”… Valiler kararnamesiyle merkeze çekilen ve adı yolsuzluk, rüşvet, kayırmacılıkla anılan Mardin Valisi ve Kayyımı Mustafa Yaman’ın isminin verildiği Ortaokulu’n adı değiştirildi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ