Mardin Roj

HDP’nin kayyım raporunda Mardin detayı: Yardım kolilerine ne oldu?

HDP’nin kayyım raporunda Mardin detayı: Yardım kolilerine ne oldu?
  • 24 Şubat 2021
HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, İçişleri Bakanlığı’nın kayyımları övmek üzere hazırladığı “Terörden Arındırılmış Belediyeler ve Hizmetleri” raporundaki suçlamalara tek tek yanıt verdi. Mardin detayında yardım kolilerine ne olduğu açıklandı. 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, kayyımları övme amacıyla İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan “Terörden Arındırılmış Belediyeler ve Hizmetleri” adlı rapordaki suçlamalara tek tek karşı rapor hazırladı. Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüleri Hediye Karaaslan ve Salim Kaplan’ın kamuoyuyla paylaştığı raporda, bakanlığın hazırladığı 22 ayrı suçlamaya tek tek yanıt verildi.
HDP’nin hazırladığı raporda İçişleri Bakanlığı’nın iddiaları ve yanıtları şöyle:
YARGI SÜRECİ DEVAM EDİYOR
“YALAN 1: Terör iltisaklı nedeniyle görevlerine son verilen belediye çalışanlarının HDP’li Belediyelerde Görevlendirilmesi
Bakanlığın raporunda yer verdiği iddianın kaynağını Van’da yayın yapan yerel bir gazete oluşturmaktadır. Bakanlığın böylesi bir iddiayı sadece bu gazetenin yaptığı haberden alıntı yaparak belirtmesi, raporun gerçek bilgilerden uzak olduğunu bir kez daha göstermektedir. Raporda bahsi geçen kişilerin tamamı Van Büyükşehir Belediyesine kayyım atandıktan sonra açığa alınmış kişiler olup yargı süreçleri hala devam etmektedir. Bahsi geçen kişilerin belediyelerin iç işleyişlerine müdahalesi söz konusu olmadığı gibi böylesi bir davranışın partimiz tarafından kabul edilmeyeceği de son derece nettir.
Ayrıca iddiaya konu olan Yılmaz Berki, partimizin Tuşba Belediyesi eşbaşkanı olarak sandıktan seçilmiş olup mazbatası YSK tarafından gasp edilmiştir. Yılmaz Berki daha önce ise Van Büyükşehir Belediyesinde daire başkanı olarak görev yapmıştır.
MAHKEME KARARI YOK
YALAN 2: Belediyeye Ait Kamu Kaynakları İle Örgütün Finanse Edildiği İddiası
2016 yılında DBP’li ve 2019 yıllında da HDP’li belediyelere kayyım atanmasına gerekçe yapılan ve iktidar temsilcileri tarafından en çok kullanılan argümanlardan biri bu iddia olmuştur. Fakat söz konusu bu iddiaya dair ne Sayıştay raporlarına yansımış somut bir durum ne de bu iddiaya ilişkin verilmiş bir mahkeme kararı söz konusudur.
LİYAKAT ESAS ALINDI
YALAN 3: Değer Ailesi Yakınlarının Belediyelerde İşe Alımı
15 Temmuz 2016 sonrası ilan edilen OHAL ve çıkarılan KHK’ler ile birlikte yerel yönetimlerin yetki alanları daraltılmış, tüm işlemler valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bağlanmıştır. İhalelerden, işe alımlara kadar tüm onay mercileri valilikler olmuştur. İşe alımlar da OHAL sonrasında yapılan kanun değişiklikleri ile güvenlik soruşturmasına bağlanmıştır. Güvenlik soruşturmalarını ise valilikler yürütmektedir. Yani belediye de alınacak herhangi bir işe alım öncelikle valiliğin onayından geçmektedir. Söz konusu işe alımlarda belediyelerimiz insanları din, dil, kimlik ve etnik köken ayrıştırmasına tabi tutmamıştır. Başvuruda bulunan kişiler iş yetkinliği ve liyakat esasına göre işe alınmıştır. Ayrıca Anayasa masumiyet karinesini olağanüstü durumlarda dahi sınırlandırılamayacak mutlak bir ilke olarak kabul etmiştir.
DIŞLAYICI TUTUM
YALAN 4: Milli Bayramlara Kasıtlı Olarak Katılmama
Ulusal ve esmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği’nde; ulusal birliği pekiştirmek, bayramların anlam ve önemine uygun olarak coşku ile kutlanmasını sağlamak gibi erdemlerden bahsedilmektedir. Belediye eşbaşkanlarımızın o gün için bir programları mevcut ise eşbaşkan tarafından görevlendirme yapılarak düzenlenen etkinliklere katılım sağlanmıştır. Fakat HDP’yi siyaseten yok sayan ve görünürlüğünü ortadan kaldırmak isteyen devlet temsilcileri, belediye eşbaşkanlarımıza veya görevlendirilen kişilere yönelik, katıldıkları protokollerde dışlayıcı bir tutum takınmışlardır.
 İNSANİ MÜLAHAZALAR
YALAN 5: Yaşamını Yitiren Örgüt Üyelerinin Taziyesine Katılmak
Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/7026 E. Ve 2017/3341 K Sayılı kararında ”…. örgüt yöneticilerinin talimatı veya KCK sözleşmesi doğrultusunda gerçekleştirilen eylem ve faaliyetlerin siyasi parti çalışması olarak kabulü mümkün değil ise de; bir kısım il ve ilçelerde belediye başkanı veya BDP yöneticisi olan sanıkların siyasi parti faaliyeti olarak değerlendirilebilecek basın açıklamaları, Anayasa referandumunu boykot amacıyla miting düzenleme, BDP tarafından organize edilen iki dilli yaşam yürüyüşü ve basın açıklaması, Nevruz Bayramı kutlamaları, Kürt Dili Bayramı, Dünya Kadınlar Günü mitingi, BDP aday tanıtım mitingi, Dünya Barış Günü vesilesiyle miting, terör örgütü propagandasına dönüştürülmeyen insani mülahazalarla gerçekleştirilen taziye ziyaretleri, Van Festivali adıyla yapılan etkinlik gibi eylemlerin silahlı terör örgütü faaliyeti kapsamında kabul edilerek bu eylemlerin örgüt üyeliği suçundan suçun unsurları ve cezanın belirlenmesinde hükme esas alınması,…” diyerek hükmü bozmuştur. Karara göre propaganda aracına dönüştürülmeyen insani mülahazalarla gerçekleştirilen taziye ziyaretlerinin örgüt faaliyeti kapsamında kabul edilerek bu eylemlerin örgüt üyeliği suçundan suçun unsurları ve cezanın belirlenmesinde hükme esas alınmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.
YALAN 6: Cadde, sokak ve bulvarlara terör suçlularının adlarını verme uygulamaları
 Adres ve Numaralamaya İlişkin Yönetmelik Madde 24: “Belediyeler, sınırları içinde kalan sahayı, 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre uygun sayıda mahalle veya meydan, bulvar, cadde, sokak ve küme evlerden oluşan bölgelere ayırır. Mahalle, sokak, cadde, bulvar, meydan ve benzeri yerlerin adları; Anayasanın temel ilkelerine, yürürlükteki mevzuata, genel ahlaka aykırı, ayrımcılığa ve bölücülüğe yol açabilecek nitelikte tespit edilemez…” şeklinde net olarak belirtmiştir.
Bakanlığın söz konusu iddiası, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi aldığı bir kararla; Silvan yolu üzerinde bulunan caddenin İyaz bin Ganem olan ismini; halkın sağlığı, insan hakları, emeğin değeri ve barışa adanmış bir hayat süren, Doktor İlhan Diken ismi ile değiştirme kararına istinaden belirtilmiştir. İlhan Diken, bir dönem Tabipler Odası başkanlığı ve Diyarbakır Belediyesi başkan yardımcılığı yapmış ve kalp krizinden dolayı yaşamını yitirmiştir. Bu isim değişikliği iktidar eli ile terör suçlularının adı caddelere veriliyor olarak lanse ettirilmeye çalışmaktadır.
Raporda Mardin Büyükşehir Belediyesine dair tespitler 8’üncü yalan olarak şu şekilde yer aldı:
YALAN 8: Mardin Büyükşehir Belediyesinde;
* Hos¸ geldin Bebek, Taziye Ziyaretleri, Asker Ziyaretleri, Beyaz Tebrik, Yalnız Değilsiniz, Engelli Ziyaretleri, Topu Olmayan Okul Kalmasın Projesi, Okumak Sizden Kalem Defter Büyükşehirden, Çöl yak Hastalarına Gıda Kolisi Yardımı, Minik Eller Üşümesin Projesi, Sosyal Riski İnceleme Raporları, Gıda Yardımı, Kandil Günlerinde Çörek Dağıtımı, dini bayramlarda ve öncesinde aile ziyaretleri ve yardım çalışmaları, Süryani vatandaşlarımızın Paskalya ve Noel Bayramlarında ziyaret edilerek bayramlarının kutlanması, 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim gibi milli günlerde ilgili kurumlara ziyaret ve o gün ile ilgili programlar düzenleme gibi önemli projelerin hazırlanarak hayata geçirildiği Halkla I·lis¸kiler Birimi kapatılmış ve bu faaliyetlere son verilmiştir.
Çalışmaların yürütüldüğü Mardin Masa Biriminin hizmet binasının valiliğe ait olduğu gerekçesi ile kısa sürede boşaltılması ile ilgili valilik tarafından talimat verilmiş ve bunun üzerine bahse konu hizmet binası boşaltılmıştır. Bu işlem aslında verilen hizmetlerin durdurulduğu anlamına gelmediği gibi bu hizmetlerin durdurulması için HDP yönetimince alınan bir karar ya da talimat içeren bir yazı da yoktur.
* Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığına bağlı Şehit ve Gazi Yakınları Şube Müdürlüğü teşkilat semasından kaldırılmıştır.
Şehit ve Gazi Yakınları Şube Müdürlüğü teşkilat şemasından kaldırılması için HDP yönetimi tarafından encümen kararı alınmadığı gibi, yazılı ya da sözlü bir talimat da verilmemiştir.
* Kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimini desteklemek amacıyla kurulan Amber Kadın Dayanışma ve Kurs Merkezi ve Kurslara katılan kadınlar tarafından Mardin yöresinin yok olmaya yüz tutmuş¸ yöresel kıyafetlerinin üretildiği ve bu ürünlerin satışa sunulduğu Amber Sayra Mağazası 20.05.2019 tarihinde kapatılmıştır.
Bahse konu Amber Kadın Dayanışma ve Kursu, GAP idaresinin mali desteği ile yürütülen bir projeydi. Seçimlerden hemen sonra projenin süresi ve mali kaynakları tükendiği için GAP idaresi projeyi yürütemeyeceğini belirtmiş ve bu durumdan dolayı proje sona ermiştir. Bu projede üretilen, giysi ve diğer materyallerin satışı için  Artuklu ilçesinde açılan satış mağazası da seçimlerden önce kayyım yönetimi tarafından talan edilmiş, atıl duruma getirilmiştir. Ayrıca Amber Kadın Dayanışma ve Kurs Merkezi, kayyım döneminde; mevzuata aykırı bir şekilde, ruhsatı olmayan kaçak bir bina kiralanarak faaliyetini yürütmüştür. Bilahare Kadın ve Gençlik Hizmetleri Daire Başkanı Mehtap Bingül’ün ailesine ait bir bina olduğu belediye yönetimimiz tarafından tespit edildikten sonra, harcama yetkilisi Kadın ve Gençlik Hizmetleri Daire Başkanı Mehtap Bingül hakkında, harcama yetkilisi olarak, birinci derece yakını olan kişiden işyeri kiralamış olması nedeniyle soruşturma başlatılmış ve kira sözleşmesi yenilenmemiştir.
* Halkın Eğitim ve Öğretimine, Kültürel ve Sanatsal faaliyetlerine destek veren Bilgi Evi 11.06.2019 tarihinde kapatılmıştır.
HDP Yönetimi göreve geldiğinde, Mardin Artuklu ilçesinde bulunan yaklaşık 150 m2 bir alanda faaliyet gösteren Bilgi Evinde gerçekleştirilen faaliyetlerin; Gençlik Merkezi, Sanat Akademisi, Mardin Atölyesi gibi yerlerde verilmeye başlanması nedeniyle, atıl duruma geldiği ve kimsenin uğramadığı, hizmet almadığı bir yer haline getirilmiş ve kapatılmıştır.
* Kent AŞ’de görev yapan 10’u şehit ve gazi yakını olmak üzere toplam 172 personelin görevlerine son verilmiştir.
Mardin Büyükşehir Belediyesinin, kamu kurum ve kuruluşlarına, mal ve hizmet sağlayıcısı yüklenici firmalara, astronomik miktarlarda borç yüküne rağmen kayyım; Kadın Basketbol, Kadın Hentbol, Kadın Voleybol ve Erkek Futbol takımları olmak üzere tam dört tane takım kurmuş ve bu takımlara Mardin Büyükşehir Belediyesi bütçesinden aşağıda açıklamalara yer verildiği gibi ortalama aylık 1.200.000 TL aktarılmasını sağlamıştı.
172 DEĞİL 161 KİŞİ
Mardin Büyükşehir Belediyesinin iştiraki olan KENT AŞ’ den seçimlerden sonra iş akdi fesih edilen kişilerin sayısının İçişleri Bakanlığının kitapçığında belirtildiği gibi 172 kişi değildir. İş akdi feshedilen kişi sayısı 161’dir. Bu 161 kişinin yarısından çoğu Mardin Belediye Sporun sporcuları, antrenörleri, masörleri ve malzemecilerinden oluşan personellerdi. Bu personellere yaklaşık ayda brüt 8 – 9 bin TL olmak üzere çeşitli maaşlar ödenmekteydi. Hiçbiri belediyede çalışmamaktaydı. Diğer işten çıkarılan personeller ise kayyım ve ekibi tarafından işe alınarak kimi Mardin’de bile ikamet etmeyen işe gelmediği için iş akitleri feshedilen personellerdir.
YARDIM KOLİLERİNİ EVİNE GÖTÜRDÜ!
Raporda 10 şehit ve gazi yakının işten çıkarıldığını, aynı İçişleri Bakanlığının Belediye yöneticileri hakkında vermiş olduğu soruşturma izin belgesinde ise 6 şehit yakını, 7 gazi yakını olmak üzere toplam 13 personelin olduğu gibi çelişkili bilgilerin olması aslında kayyım tarafından ileri sürülen iddiaların gerçek dışı olduğunu göstermektedir. Bahsi geçen kişilerden biri olan Ayşe Şimdi adlı personel 30/03/2019 günü işe alınmıştır.  Diğer bir şehit yakını Sabahat Gözal Caruş  adlı personel kendi isteği ile bir süre ücretsiz çalıştıktan sonra 05.04.2019  tarihinde işe alınmıştır. İşten çıkarıldığı iddia edilen bir diğer personel Şeyh Davut Gökoğlu, dört arkadaşı ile birlikte yardım kolilerini evlerine götürdüklerinin kamera kayıtları ile tespit edilmesi üzerine iş akitleri fesih edilmiştir. Mardin Büyükşehir Belediyesinde veya diğer belediyelerde düşüncelerinden ya da şehit yakını olmalarından dolayı işten çıkarılan kimse olmamıştır.
* Turistlerin en çok ziyaret ettiği tarihi yapılardan Kasımiye ve Zinciriye Medreselerinde yapılan çalışmalar durdurulmuştur.
Kasımiye ve Zinciriye Medreselerinin bulunduğu yerde belediyenin kayyım döneminde de sonrasında da herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır. Bir süre güvenlik görevlisi bulundurulmaya devam edilmiş; ancak emniyet müdürlüğünün özel güvenlik ruhsatı olmadığı gerekçesi ile cezai işlem uygulanacağını bildirmesi üzerine güvenlik görevlileri geri çekilmiştir. Ayrıca bahse konu yerler kültür varlıklarını koruma bölge kurulu müdürlüklerine bağlıdır.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ