Mardin Roj

Gazeteci Kanbal’a Musa Çitil davası

Gazeteci Kanbal’a Musa Çitil davası
  • 05 Ağustos 2021
Gazeteci Ahmet Kanbal hakkında Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Musa Çitil’i hedef gösterdiği gerekçesiyle dava açıldı. 
Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Ahmet Kanbal hakkında İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin’in bir mülakatını Twitter hesabında paylaşması nedeniyle Jandarma Genel Komutanlığı Komutan Yardımcısı Musa Çitil’in şikayeti üzerine açılan soruşturma davaya dönüştü. Kanbal hakkında, “Terörle Mücadelede Görev Almış Kişileri Hedef Gösterme” iddiasıyla Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Aydın 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Tek sayfalık iddianamede; soruşturmanın Eren Keskin’in Artı Gerçek muhabiri Yağmur Kaya’ya, Batman’ın Gercüş ilçesinde İpek Er’e tecavüz ederek, ölüme sürükleyen Musa Orhan hakkında verdiği mülakatta, Musa Çitil’e dair de ifadeler yer aldı. Mülakat nedeniyle Kanbal, Keskin ve Kaya hakkında başlatılan soruşturmaların tefrik edildiği belirtilirken, Kanbal’ın bu mülakatın Musa Çitil’le ilgili kesitini sanal medya hesabında paylaşması suçlamaya konu yapıldı.
Kanbal, hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan dava Aralık ayında Aydın 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
NE OLMUŞTU?
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Musa Orhan ile ilgili açıklamaları üzerine Gazeteci Kanbal, Eren Keskin’in verdiği mülakatta yer alan “Yıllar önce Musa Orhan’dan önce bir Musa Çitil vardı. 90’lı yıllarda Mardin’de komutandı. Ş.E ye cinsel saldırıdan, tutuksuz yargılandı, beraat etti. Yıllar sonra Diyarbakır Sur’da komutandı” cümlelerini alıntılayarak, “Bu tavrı, korumacılığı anlamak için Eren Keskin’in işaret ettiği yere bakılmalı” ifadelerini kullanmıştı.

Batman Beşiri’de yaşayan İpek Er, 7 Temmuz 2020’de Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, uzman çavuş olarak görev yapan M.O.’nun kendisine tecavüz ettiğini belirterek şikâyetçi oldu. Er şikayetin ardından bir mektup bırakarak intihar etti.

Savcılık açtığı soruşturmada M.O.’yu gözaltına aldı ancak mahkeme serbest bıraktı. Hemen ardından hazırlanan iddianameyle M.O.’nun yargılanmasına başladı. Mahkeme sosyal medyanın da baskısıyla yakalamaya yönelik tutuklama kararı çıkarttı. Yakalanan M.O. tutuklandı ancak avukatlarının itirazı sonrası tahliye etti. İpek Er’in ailesi hukuki yardım için Batman İnsan Hakları Derneği’ne başvurdu.

Olaya ilişkin Artı Gerçek muhabiri Yağmur Kaya, Eren Keskin’le bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide Keskin kolluk kuvvetlerinin cinsel istismar ve cinsel şiddeti bir savaş politikası olarak kullandığını belirtti, benzeri durumların geçmişte yaşandığını söyleyerek 1993’te Mardin’de kolluk kuvvetlerinin cinsel saldırısına uğrayan Ş.E. olayını örnek gösterdi:

“93 yılında Mardin’de -bu kadınla yurtdışında karşılaştım- hem kendisine hem annesine askerler tarafından cinsel saldırıda bulunulmuştu ve yurt dışına gitmişti aile. Aile yurtdışında bana ulaştı, çok kötü durumdaydı. Başvurusunu aldık ve daha sonra suç duyurusunda bulunduk. Ş.E isimli genç kadına cinsel saldırıda bulundukları için Musa Çitil ve komutasındaki 405 asker hakkında dava açıldı. O zamanlar bu konu kamuoyuna yansıdı ve Yıldırım Türker ‘Tecavüzcü sürüsü’ diye bir yazı yazmıştı ve o yazısı nedeniyle Yıldırım Türker yargılandı. Hatta o dönem bu davayı bir kadın savcı açmıştı Mardin’de. Hemen o kadın savcı başka bir yere sürüldü. Benim hakkımda davalar açıldı. Ve sonuçta Musa Çitil ve tüm askerler beraat ettiler. Sonra Musa Çitil yıllar sonra Sur olaylarında o bölgenin komutanı olarak karşımıza çıktı.”

Gazeteci Kanbal ise Eren’in söyleşisini alıntılayarak “Bu tavrı korumacılığı anlamak için Eren Keskin’in işaret ettiği yere balalmalı: “Yıllar önce M.O.’dan önce bir Musa Çitil vardı. 90’lı yıllarda Mardin’de komutandı. Ş. E.’ye cinsel saldırıdan, tutuksuz yargılandı, beraat etti. Yıllar sonra Diyarbakı ‘Sur’da komutandı” diye yazdı.

 

 

MUSA ÇİTİL HAKKINDA

 

 

Musa Çitil’e, Derik Jandarma Komutanı olarak görev yaptığı dönemde, Mardin’in Derik ilçesinde 1993-94 yılları arasında 13 kişinin öldürülmesiyle ilgili 11 Ekim 2012’de dava açıldı.

Çitil hakkında 13 kez ağırlaştırılmış hapis cezası istendi. İddianamede, Çitil’in öldürülen köylüler ile ilgili “terörist” diye tutanak tuttuğu belirtildi.

Derik Savcılığı’nın yürüttüğü faili meçhuller soruşturması kapsamında ilçede iki ayrı yerde toplu mezar kazısı yapıldı. 17 Şubat 2012’de Dargeçit Bağözü Köyü’ndeki kazıda bir kuyunun içinde yanmış insan kafası ve bazı kemikler bulundu. Adli Tıp Kurumu’un raporuna göre, bulunan kemiklerinden biri gözaltında kaybedilen 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan’a aitti.

Davanın müdahillerinden İbrahim Dölek ifadesinde, Çitil’in 1993’te kendisini tehdit ederek, işkence yaptığını anlattı: “O dönem yüzbaşı rütbesinde olan Çitil beni tehdit etti. Başıma silah doğrultarak terörist olduğumu itiraf etmemi istedi. Bizi gözlerimizi bağlayarak önce Derik Tabur Komutanlığı’na sonra İlçe Jandarma Komutanlığına götürdüler. Kömürlük gibi bir yerde, altı gün boyunca çok kötü şartlarda, gözlerimiz bağlı şekilde bekletildik. Tazyikli soğuk su, elektrik verme ve Filistin askısı gibi yöntemlerle birkaç kez işkence yapıldı. Üç kişi sorguluyordu bizi. Sorgulayanlardan birisinin Çitil olduğunu Köseveli köyündeki sesinden tanıdım.”

Çitil, Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne nakledilen davada yaptığı savunmasında, “yöneltilen hiçbir suçlamayı kabul etmediğini, görev yaptığı o dönemde yasalar çerçevesinde hareket ettiğini” söyledi.

21 Mayıs 2014’teki karar duruşmasında da beraat etti. Karar, Yargıtayca onandı.

Ardından Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı görevine atandı ve Tümgeneralliğe terfi etti. Bu sırada Diyarbakır, Sur’daki operasyonu yönetti.

İçişleri Bakanlığının 21 Temmuz 2017 tarihli kararıyla da Jandarma Genel Komutan Yardımcısı görevine atanan Çitil bir yıl sonra da Korgeneralliğe terfi etti.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ