Mardin Roj

Garibe’nin tutsak arkadaşı: Gardiyanlar ölmesi için kapıda bekledi

Garibe’nin tutsak arkadaşı: Gardiyanlar ölmesi için kapıda bekledi
  • 19 Aralık 2021
Garibe Gezer’in tutsak arkadaşı Deniz Tepeli “İçeri girdiklerinde yaşıyordu, çünkü gardiyanların konuşmasını duydum. ‘Nabzı atıyordu, vücudu sıcak’ dediler ama müdahale etmediler” diye vurguladı.
Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde cinsel saldırıya uğrayan ve ardından 9 Aralık tarihinde hücrede şüpheli şekilde yaşamını yitiren Garibe Gezer’in aynı cezaevinde bulunan tutsak arkadaşı Deniz Tepeli olayın yaşandığı günü anlattı. Etkin Haber’den (ETHA) Pınar Gayıp’ın haberine göre, tutsak Deniz Tepeli, savcının  Garibe’nin katledilmesinin üstünü örtmek istediği için kendi tanıklığını engellediğini belirtti. Deniz ayrıca, Garibe’nin avukatı Jiyan Tosun’a yaşananları anlatmak için gönderdiği mektup ve faksın da gönderilmediğinin altını çizdi.
‘Garibe bize ses verdi sesi kötüydü”
O anlara tanık olan ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü Deniz Tepeli, haftalık telefon görüşmesinde Garibe’nin katledildiğini vurgulayarak, “O esnada havalandırmadaydım. Garibe havalandırmaya çıkmayınca seslendik iki kez bize ses verdi, sesi kötü geliyordu. O yüzden hemen gardiyanlara haber verdik. Burada adli tutsaklar da var intihar girişimleri oluyor birbirlerini yaralıyorlar. Gardiyanlar anında hızla müdahale ediyor, herhangi bir yetkiliye danışma gereği duymuyor. Ama biz Garibe için o kadar yavaş geldiler o kadar ağırdan aldılar ki anlatamam. Sonra geldiler bir süre kapının önünde beklediler açmadılar kapıyı. Daha sonra içeri girdiler, ben konuşmalarını duydum. Gardiyan, ‘Nabzı atıyor, bedeni sıcak, yaşıyor’ dedi. Yani isteseler kurtarabilirlerdi. Gardiyanlardan biri dedi ki, ‘dur ben gidip kamera alayım.’ Garibe’yi katlettiler…” diye belirtti.
‘Garibe baskı altındaydı’
Deniz, Garibe’nin katledilmesin dönük anlık bir ölüm olarak değerlendirmemek gerektiğini ve Garibe’nin koşullarının ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olarak kendi koşullarından daha kötü olduğunu vurguladı. Deniz sözlerine şöyle devam etti: “Geldiğinden beri tekli hücrede, hücre cezası olmadığında da tek başına kalıyor. Bu arkadaş daha önce intihar girişiminde bulundu, yalnız kalmaması gerekirken, baskıları artırdılar. Mesela okula başvurdu, beş dakikalık bir işlem, yapmadılar ama sürekli okul işlemleri bahanesiyle gardiyanlar gelip-gidip taciz etti. Bunu bir baskıya döndürdüler.
Açık görüşe çıkarmadılar
Yasaya göre hücre cezası alıyorsun diyelim ceza uygulandıktan sonra diğer cezaya geçmeden ara verilebilir eğer tutsak da isterse görüşe çıkabilir. İki yıl sonra ilk kez açık görüş vardı, ama o hafta Garibe’nin hücre cezası bittiği halde, ikincisini uygulayarak, görüşe çıkarmadılar. Halası geldi hapishane kapısı önünden geri çevirdiler, dilekçe yazılmadı diye.
Garibe’yi itibarsızlaştırmaya çalışıyorlardı
Bizim gözümüzde Garibe’yi itibarsızlaştırıp, dayanışmamızı engellemeye çalışıyorlardı. Bir gardiyan gelip, ‘ya o sizin gibi değil’ başka bir gardiyan, ‘O bana Kürtçe küfür etti’ gibi şeyler söylüyordu, sürekli bizi O’na karşı doldurmaya çalışıyorlardı. Garibe ne zaman telefon görüşüne gitse bir türlü o görüşmeyi yapamıyordu. Hep bir gerilim yaratıp o telefonu kapatıyorlardı. Garibe bunları her defasında seslenip bize anlatıyordu. Mesela tutsaklar arasında eşya paylaşabiliniyor. Diyelim ki karantinaya çıktı ya da hücre cezası aldı, başka bir tutsak ona ketıl, televizyon falan gönderebiliyorlar. Ama Garibe’ye hiçbir eşya göndermemize izin vermediler.
‘Tanıklığım engellendi’
Yaşananların birinci derece tanığı olduğu için ifade vermeye gittiğini anlatan Deniz, “Tanıklığımı engellemeye çalıştılar” diye vurguladı. Savcılığın ve gardiyanların Garibe’nin katlinin üstünü örtmeye çalıştığının altını çizen Deniz, “İfade için gittim dinlemiyorlar, geçiştirmeye çalışıyorlar. Konuşturmuyorlar. Savcı öyle bir laf cambazlığı yapıyor ki laflarımı çarpıtıyor. SEGBİS’le ifade vermiştim ben, benim için ‘tanıklık yapmak istemiyor’ diye not düştüler. Zorla değiştirdim o ifadeyi. Her aşaması için suç duyurusunda bulundum. İfademi SEGBİS ile verdiğim için ne yazdılar görmedim, imzalayamadım da. Bu yasal değil” sözleriyle duruma tepki gösterdi.
‘Garibe’ye öl dediler şimdide üstünü örtmeye çalışıyorlar’
Kandıra’ya getirilen Garibe’nin ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olmadığı halde 9 ay süresince tek başına tecrit altında tutulduğuna dikkat çeken Deniz, “Daha önce intihar girişiminde bulunmasına rağmen uyguladıkları baskı, tecrit dayatması yaptıkları işkencelerin hepsi Garibe’ye ‘öl’ demekti. Garibe arkadaşı katlettiler. Katli sonrası cenazesine yapılanları basından öğrendik. Burada avukatına tanıklığımızı aktarmamızın engellenmesi, savcılığın tavrı olayın üstünün örtülmesi çabalarından başka bir şey değil. Biz ne olursa olsun yanlarına bırakmayacağız, mücadele edeceğiz. Çok üzgünüz ama aynı zamanda çok da öfkeliyiz. Bu yüzden mücadele edeceğiz” diye vurguladı. (Jinnews)
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ