Mardin Roj

Ebru Günay, gündeme dair açıklamalar yaptı

Ebru Günay, gündeme dair açıklamalar yaptı
  • 02 Aralık 2021

HDP Sözcüsü Ebru Günay, İmralı’daki tecrit uygulamasının suç olduğunu belirterek, “Tecrit iktidarın yönetme biçimi ve rejiminin karakteridir. Kürt halkına ve Türkiye demokrasi güçlerine yönelik saldırıların kaynağı tecrit politikalarıdı” dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, gündemdeki gelişmelere dair partinin Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenliyor. Günay, konuşmasına engellilerin yaşadıkları sorunlara değinerek başladı. Yarın 3 Aralık Dünya Engelliler Günü olduğunu hatırlatan Günay, “Türkiye’de 10-12 milyon engelli yaşıyor ancak bütçede engelliye ayrılan pay sadece yüzde 1,6. Engelliler sistematik bir ayrımcılık, ötekileştirme ve dışlamaya maruz bırakılıyor. Milyonlarca engelli ve ailesi yoksulluk ve işsizlik koşullarındayken birçok kamu kurumunun yasal olarak doldurması gereken yüzde 3 kotası bile dolu değildir. Engellilere verilen sembolik ödenekler 75 dolara kadar düşmüş durumdadır. O ödenek verilirken de bin dereden su getiren iktidar çok yaygın bir şekilde ayrımcılık da yapmaktadır” dedi.
Engellilerin eğitim, istihdam, ulaşım ve her yerde eşit temsil haklarını talep ettiğini vurgulayan Günay, “Biz engelli yurttaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin savunmaya devam edeceğiz. Yarın Engelliler Komisyonumuz konuya ilişkin daha kapsamlı açıklamalar yapacak” diye belirtti.
ÖZGÜR ÜLKE GAZETESİ
Yarının aynı zamanda Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasının da yıldönümü olduğuna dikkati çeken Günay, “Bundan 27 yıl önce 3 Aralık 1994 yılında gazetenin İstanbul Kadırga’da bulunan teknik binası, Cağaloğlu’nda bulunan merkez bürosu ve Ankara büroları eş zamanlı bombalandı. Saldırıda gazetenin ulaştırma görevlisi Ersin Yıldız yaşamını yitirdi, 23 gazete çalışanı yaralandı. Saldırı ve katliamın üstü örtüldü, yaralanan gazeteciler gözaltına alındı. Bugün toplanıp iktidarın bekası için yaratılan ekonomik krizi ‘saldırı’ olarak niteleyen MGK o gün gazeteyi hedef göstermiş ve susturulmasını emretmişti. Saldırının altında Çiller iktidarının ve MGK’nin imzası vardı. O günden bugüne başta özgür basın olmak üzere Türkiye’de basına yönelik saldırılar hiç bitmedi. Bu vesileyle bir kez daha Ersin Yıldız şahsında katledilen basın şehitlerini anıyor, hakikatin peşinde koşan, bedel ödeyen bütün basın çalışanlarının yanında olduğumuzu belirtiyoruz” şeklinde konuştu.
‘FELAKETLER ÜRETEN BİR YÖNETİM’
Yoğun ve can yakıcı gelişmelerin yaşandığını dile getiren Günay, “Kriz derinleşiyor, yoksulluk artıyor, insanlar bir yandan pandemiye karşı yaşam savaşı verirken öte yandan açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Maalesef bir felaketler yönetimiyle, kriz üreten bir iktidar ile karşı karşıyayız. Bütün bunları da normalleştirmeye, topluma bu felaketleri kanıksatmaya çalışıyorlar” dedi.
TECRİT DERİNLEŞTİRİLİYOR
Günay, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride tepki göstererek, şöyle devam etti: “Tecrit gibi ülkenin en temel sorunu olan Kürt sorununu derinleştiren, suç teşkil eden bir konuda bile iktidarın gözümüzün içine baka baka bu suçu sürdürüyor. İktidarın dört bir koldan ‘Kürt sorunu yoktur’ politikasının bir devamı olarak ‘tecrit’ de derinleştiriliyor. 22 yılda mutlak ve ağırlaştırılmış hale getirilen tecrit İmralı’dan başlayarak bütün ülkede uygulanan bir özel rejime döndü. Şu an dünyada böyle hukuksuzluk, böyle bir keyfilik, istikrarlı bir şekilde sürdürülen bir suç örneği yok.
DÜŞMAN HUKUKU
Şu an içinden geçtiğimiz faşizm koşulları, bu koşulların getirdiği ağır ekonomik buhran, aynı zamanda tecrit ile başlayan ağır inkarın ve derinleşen bu savaş ekonomisinin de bir yansıması. İmralı adasında Sayın Öcalan, Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş ve Hamili Yıldırım’a uygulanan ceza içinde ceza, düşman ceza hukukunun en açık kanıtıdır, zulüm politikalarıdır. İmralı Ada Hapishanesi; aynı zamanda Ortadoğu’da barış ihtimalinin tecrit altına alındığı bir alandır. Burada uygulanan düşman ceza hukuku Kürt halkına, Ortadoğu halklarına karşı ilan edilmiştir.
Çokça söyledik, Sayın Öcalan’a yaklaşım bir kişiye yaklaşım olarak görülemez. İnşa edilen bu özel rejim de sadece Sayın Öcalan’a yönelik değil aynı zamanda ülkenin barışına, istikrarına, demokratikleşme ihtimaline de yöneliktir. Tecrit artık bir hukuk veya yargı konusu değildir. Tecrit artık iktidarın yönetme biçimi ve rejiminin karakteridir. Kürt halkına ve Türkiye demokrasi güçlerine yönelik saldırıların kaynağı tecrit politikalarıdır. Partimize yönelik saldırılar, kapatma davası da bu politikanın ve saldırı konseptinin devamıdır.”
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ