Mardin Roj

Ebru Günay, çocuk istatistiklerinin araştırılmasını istedi

Ebru Günay, çocuk istatistiklerinin araştırılmasını istedi
  • 22 Nisan 2021

Halkların Demokratik Partisi Parti Sözcüsü ve Mardin Milletvekili Ebru GÜNAY, TÜİK’in yayınladığı 2020 yılı ‘İstatistiklerle Çocuk’ raporundaki verilere dair araştırma önergesi verdi.

Halkların Demokratik Partisi Parti Sözcüsü ve Mardin Milletvekili Ebru GÜNAY, TÜİK’in yayınladığı 2020 yılı ‘İstatistiklerle Çocuk’ raporundaki verilere dair araştırma önergesi verdi.

Ebru Günay, araştırma önergesinde “Resmi olmayan rakamlara göre Türkiye’de 2 milyonun üzerinde çocuk işçi bulunmaktadır. Çocuk işçiler ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmakta ve eğitim hakkı başta olmak üzere birçok haktan yoksun bırakılmaktadırlar. Güvencesiz, kayıt dışı ve kötü çalışma koşulları sebebiyle de çocuk iş cinayetleri artmaktadır. Türkiye’de giderek artan çocuk işçiliğinin engellenmesi için etkin bir denetleme mekanizmasının oluşturulması, yapılabileceklerin tespiti ve çözüm yollarının bulunması amacıyla Anayasa’nın 98’inci, İç Tüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederiz” ifadelerini kullandı.

 

Ebru Günay, araştırma önergesinin gerekçesini ise şu şekilde açıkladı: “Çocuk işçiliği, 18 yaşın altındakilere fiziksel ve mental açıdan zarar veren, eğitimden yoksun bırakarak onları zedeleyen, istismar eden ve sömürüye maruz bırakan bir çalıştırma biçimidir ve çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından zararlı işler olarak tanımlanır. ILO 15 yaşın altında çalışanları çocuk işçi, 15-18 yaş arası çalışanları ise genç işçi olarak tanımlar. Çocuk üzerinde fiziksel, ruhsal ve toplumsal açıdan olumsuz etkiler bırakan çocuk işçiliği sorunu, ülkelerin içinde bulunduğu yapısal sorunlardan kaynaklanmaktadır. Çocuk işçiliğinin artmasının en önemli sebebi yoksulluktur. Türkiye’de çocuk işçiliğinin artmasının bir diğer önemli nedeni ise işverenlerin ucuz işgücü ve kayıt dışı çalıştırmak üzere çocuk işçileri tercih etmesidir. Çocuk işçiler, en çok tarım, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinde çalıştırılmaktadırlar. Bunların dışında çocukların çalıştırıldığı diğer alanlar; madenler, küçük atölye ve işletmeler, tamirhaneler ve sokaklardır. Yıkılan köylerden ve şehirlerden metropollere göç etmek zorunda kalan Kürt ailelerinin çocukları da ailelerinin yaşadığı geçim sıkıntısını giderebilmek için tehlikeli ve ağır işlerde çalıştırılmaktadırlar.
ILO’nun da bağlı bulunduğu Birleşmiş Milletler, 28 Temmuz 2019’da aldığı kararla 2021 yılını Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Yılı ilan etmiştir. Ancak ortaya çıkan veriler çocuk işçiliği sorununun Türkiye’de giderek derinleştiğini göstermektedir.

TÜİK geçtiğimiz günlerde çocuk işçiliği konusunda bir araştırma yapmış ve ortaya çıkan verileri kamuoyu ile paylaşmıştır. Raporda Türkiye nufüsunun yüzde 27,2’sini oluşturan çocuklardan, yaş grubu 15-17 olanların işgücüne katılma oranının %16,2 ve bu oranın erkek çocuklar için %23,4 kız çocuklar için %8,6 olduğu belirtilmiştir.

Resmi olmayan rakamlara göre Türkiye’de 2 milyonun üzerinde çocuk işçi vardır. Bu çocukların yüzde 70’inden fazlası kayıt dışı bir şekilde çalıştırılmaktadırlar. Çocuk işçiliğinin engellenmesi için bir önlem alınmadığı gibi çocuklara giderek daha tehlikeli, güvencesiz ve kötü çalışma koşulları dayatılmakta ve dolayısıyla çocuk iş cinayetleri de artmaktadır. İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verilerine göre; 2013 yılında 59, 2014 yılında 54, 2015 yılında 63, 2016 yılında 56, 2017 yılında 60, 2018 yılında 67, 2019 yılında 67 çocuk/genç işçi, 2020 yılında 68 çocuk/genç işçi iş cinayetinde yaşamını yitirmiştir. Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Yılı ilan edilen 2021 yılının sadece Şubat ayında Türkiye’de 17 çocuk/genç işçi yaşamını yitirmiştir. Çocuk iş cinayetinin en fazla yaşandığı iller, aynı zamanda mülteci nüfusun da yoğun olduğu illerdir. Mülteci çocukların ölüm oranının yüksek olması hem çalışma koşulları bakımından çok daha tehlikeli işlerde çalışmak zorunda kaldıklarını hem de çalışan mülteci çocuklara yönelik şiddetin ne denli büyük olduğunu göstermektedir.

Çocukları kayıt dışı çalıştırmanın yanı sıra Türkiye’de yasal kılıf altında meşrulaştırılan çıraklık ve stajyerlik de “mesleki eğitim” adıyla çocuk emeğini sömüren yaygın çalıştırma biçimleridir. Çıraklık ve stajyerlik yapan çocuklar, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinden ve sosyal güvenlik korumasından uzak bir biçimde çoğu zaman yetişkinlerle aynı iş yaptırılarak çalışmaya mecbur bırakılmaktadır.
Çocuk işçiliğinin engellenmesi için çocuk işgücünü teşvik eden ve bunun altyapısını oluşturan etmenlerin belirlenmesi, kayıt dışı ve yasal olmayan bir şekilde çocuk işçi çalıştırmayı önlemeye yönelik tedbirlerin alınması, denetimlerin etkin bir şekilde yapılması ve ilgili mevzuatların yenilenmesi ve yürütülmesi gerekmektedir. Tüm bu nedenlerden hareketle giderek artan çocuk işçiliğinin engellenmesi için yapılabileceklerin tespiti ve çözümü amacıyla bir Meclis Araştırması açılması elzemdir.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ