Mardin Roj

Bıçak kemikte diyen esnaf: Aldığımız son nefesler belki de…

Bıçak kemikte diyen esnaf: Aldığımız son nefesler belki de…
  • 22 Mayıs 2021

Pandeminin başından bu yana iş yerlerini açmalarına izin verilmeyen kafe işletmecileri, “Aldığımız son nefesler belki de” diyerek, şunları ekledi: “Madem ki; günah keçileri bizdik, aşılanmaya bizden başlansaydı. Aşı da yok ortalıkta… Eve gittiğimizde elimizde bir poşetle girememenin ya da bir beklenti içinde olan ailenin karşısında o mahcubiyeti yaşıyoruz.”

Koronavirüs (Kovid-19) salgınının resmi olarak Türkiye’de görülmeye başladığı 11 Mart tarihinden bu yana uygulanan kısıtlamalar esnafı mağdur etmeye devam ediyor. Yayınlanan genelgeler ile getirilen kısıtlamalardan en fazla etkilenen kesimlerin başında gelen eğlence ve yemek sektöründeki işletmeler peş peşe kapanırken, Türkiye genelinde şu ana kadar 70 bin işletmenin kapatıldığı belirtiliyor. Sürecin başından bu yana hükümetin destek olarak açıkladığı kimi yardım paketleri esnafın mağduriyetini gidermeye yetmez iken, Mardinli kafe ve lokanta işletmecileri de kapatma noktasına geldi. Yaşananlar karşısında kafe ve lokanta işletmecileri belirsizlik içine düşerken, sorunlarının görmezden gelinmesinden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

 

‘BİTTİK DEĞİL DAHA KÖTÜ DURUMDAYIZ’

 

Mardin’de uzun yıllardır kafe işleten Toprak Damar, sürecin başından bu yana yaşadıklarını “Bittik değil, daha kötü durumdayız” diye özetlerken, tedbir diye sunulan uygulamaların ekonomik olarak yansımasının hesap edilmediğine dikkat çekti. Bir yıldan uzun bir zamandır işletmelerinin kapatıldığını ve hiçbir gelir kaynaklarının olmadığını kaydeden Damar, nasıl geçindiklerini, kiralarını nasıl ödediklerini düşünen kimsenin olmadığını ifade etti. Aylık 3 bin lira kira ödediğini ve hükümetin pandeminin başından bu yana kendilerine yaptığı ödemenin 3 bin lira olduğuna dikkat çeken Damar, “Geçinemiyoruz ve ne yapacağımızı da bilemiyoruz. Öyle başarısız, öyle saçma bir süreç yönetildi ki; önümüzde bizleri nelerin beklediğini de bilemiyoruz. Bu pandemi süreci yönetilemiyor. Her esnafa 5 bin lira ödenmesine ilişkin açıklamanın ötesinde bir şey yok. Ola ki; bunu ödeseler bile bu çok komik bir rakam. Bizim bir aylık sıkıntılarımızı giderir” ifadelerini kullandı.

 

TOPRAK DAMAR

 

‘20 YILDIR KİRA ÖDÜYORUM, DEVLET BİR YIL BAKAMIYOR’

 

Pandemi süreci ve kısıtlamaların kendileri açısından çok boyutlu etkiler yarattığını ve kendisinin en fazla psikolojik olarak etkilendiğini dile getiren Damar, ruh halinin bozulduğunu söyledi. Sürekli alacaklıların aradığını belirten Damar, “Bütün bunları topladığımız zaman açıkçası psikolojik olarak da destek görmemiz gerekiyor. 20 yıldır esnafım. 20 yıldır bu devlete vergi ödüyorum. Bu devlet bana bir yıl bakamıyorsa çok da söylenecek bir şey yok” dedi.

 

‘EVE GİDİNCE SABAH OLMASINI İSTEMİYORUM’

 

KENAN ARDA

Mardin’de 4 yıldır kafe işleten Kenan Arda da, durumlarının iyi olmadığını belirterek, kiralarını ceplerinden ödediğini ifade etti. Sürecin kendilerini perişan ettiğini dile getiren Arda, aylık 6 bin lira kira ödediğini, başvurularına rağmen devletten hiç destek de alamadığını söyledi. Desteğin adı olduğunu ancak kendisinin olmadığını ifade eden Arda, 5 çalışanı olduğunu, haftanın belli günleri canlı müzik yaptığını ancak şu an çalışanlarının da kendisinin de işsiz olduğunu söyledi. Eve gittiğinde sabah olmasını istemediğini belirten Arda, taleplerinin iş yerlerinin açılması olduğunu kaydetti.

‘PERSONEL DE BİZ DE İŞSİZ KALDIK’

Ataması yapılmayan bir öğretmen olan Murat Elban ise, pandemi süreci başlamadan 3 ay önce işletmesini açan bir isim. Başka iş imkanı olmadığı için kafe açmayı tercih ettiğini dile getiren Elban, çökme noktasına geldiklerini belirterek, “Kiranı ödemek zorunda kalıyorsun. Bağ-Kur’u ödemek zorunda kalıyorsun. İşçilerin sigortalarını yatırmak zorunda kalıyorsun. Ödemeleri yapamadığımız için işçileri çıkarmak zorunda kaldık. Bu kadar işsizlik varken Türkiye’de o insanların da işsiz kalmasına neden oluyorsun. Çünkü kendi başımıza bile bu işi yapamaz hale geldik. Biz de aslında işsizler kervanına katılmış olduk bu durumda. Maddi ve psikolojik açıdan ciddi etkisi oldu bizim üzerimizde bunun” ifadelerini kullandı.

MURAT ELBAN

‘BORÇ ALACAK YERLERİ HESAPLIYORUZ’

 

4 bin lira kira ödediğini ancak aldığı desteğin 700 lira olduğunu ifade eden Elban, devletin uyguladığı politika nedeniyle iş yeri sahiplerinin de yanlış yönlendirildiğini söyledi. Evlerine psikolojileri çökük halde gittiklerini, iç duygularında işsizlik duygusu nedeniyle çökme yaşadıklarını kaydeden Elban, hayatlarına yön veremediklerini, her gün nereden ne kadar borç alabileceklerini hesaplayarak yaşadıklarını söyledi. Elban, hastalığın günah keçisi seçildiklerini ifade etti.

 

‘İŞİN ŞOVUNU YAPIYORLAR’

 

Kızıltepe’de 4 yıldır kafe işletmecisi olan Mehmet Emin Aslan da, eğlence ve lokanta sektörlerinde uygulanan kısıtlamalar ile yaşamsal haklarının ellerinden alındığını “Bu yaşamsal bir gasptır” diye aktardı. Hükümetin destek olarak açıkladığı rakamların gülünç olduğunu kaydeden Aslan, 15 bin liraya ulaşan kira bedellerinin karşılığında devletin günlük kendilerine 6 lira civarında bir ücret desteği sağlamasını “Devletin bize layık gördüğü bu. Günlük 6 buçuk lira. Bunun da adına destek diyerek, mikrofonlar karşısında büyük bir haykırışla ‘esnafa destek veriyoruz. Müjde paketleri açıklıyoruz’ diye işin şovunu yapıyorlar” sözleri ile değerlendirdi.

MEHMET EMİN ASLAN

‘BIÇAK KEMİKTE’

 

Sektörlerinde çok sayıda kişinin hayatına son verdiğini hatırlatarak, “sıradaki yaşam bizim olmasın” diyen Aslan, “Yaralarımız var. Biz toparlayamayacağız. 3 ay sonra kapatmayacakları ne malum. 6 tane kiram birikti. İş yeri sahibi de mağdur. Ortak mağduriyetler içinde çırpınıp, gidiyoruz. Krediler verilmiyor, vergi borçlarından dolayı. Devlet bile hakkından vazgeçmiyorsa iş yeri sahipleri hakkından nasıl vazgeçsinler… Esnafım cebimde 10 lira param var” dedi. Sektörlerinde intiharın eşiğinde olan çok sayıda kişinin olduğunu belirterek, “Bıçak kemikte. Aldığımız son nefesler belki de” diyen Aslan, “Madem ki günah keçileri bizdik, aşılanmaya bizden başlansaydı. Aşı da yok ortalıkta… Evlenme arifesindeydim, evlenemiyorum. Eve gittiğimizde elimizde bir poşetle girememenin ya da bir beklenti içinde olan ailenin karşısında o mahcubiyeti yaşıyoruz. Esnafım, cebimde 10 lira param var. Psikolojimiz yerlerde, ailemizin psikolojisi hakeza. Biz fişe bağlanmış bir hasta değiliz ve hasta olarak da yaşamak istemiyoruz” diye konuştu.

 

‘BİZ ÖLÜYÜZ’

AHMET DOĞAN

İşletmecilerden Ahmet Doğan ise, kendileri ile çevrelerindeki esnafın destek görmediği gibi baskılara maruz kaldığını belirtirken, buna karşı bir araya gelmeye karar verdiklerini söyledi. Devlet tarafının ne yaptığını anlamadıklarını söyleyen Doğan, şunları söyledi: “Bir açıyorlar, bir kapatıyorlar. Bizi çok zorluyorlar. Ekonomik olarak fazlasıyla içeriye girmemize sebep oluyor. Devlet yardım yaptığını söylüyor. Ben gerçek anlamda bir yardım görmedim. Çevremdeki arkadaşların da yardım görmediğine inanıyorum. Bu nedenle bir yol gösterilmesini istiyoruz ya da ayakta durmamız için yardım yapılması gerekiyor. Bu bizim hakkımızdır. Biz kimseden kendi malını bize vermesini istemiyoruz. Biz diyoruz ki; biz ayakta olursak, siz de ayakta olursunuz. Biz yok olursak siz de yok olursunuz. Biz bu nedenle hakkımızı istiyoruz. Sadece kafeler değil, tüm esnaf bu durumda. Hepsi perişan. Hiçbirimizin psikolojisi iyi değil. Ben hep söylüyorum. Biz ölüyüz, onlar yaralı… Madem hastalık var yardım yapılmıyor. Neden; sen her şeyi alıyorsun. Mülk sahibi kirasını alıyor, vergini alıyorsun. Muhasebe ayrı alıyor. Elektrik, su, sigortanı ayrı alıyorsun.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ