Mardin Roj

Artuklu Üniversitesi öğrenci köşesi; Türkiye ve Koronavirüsle mücadele!

  • 21 Mart 2020 16:49 | Son Güncellenme: 26 Temmuz 2020 11:47

Öğrencilerin düşüncelerini kamuoyuna ulaştırmak için Artuklu Üniversitesi öğrencilerine yer verdiğimiz köşede Psikoloji bölümü öğrencisi Veysel Tarhan yazdı

 


TÜRKİYE VE KORONAVİRÜSLE MÜCADELE

Bugünlerde dünyayı kara bir buut sarmış. Dünyanın hiçbir coğrafyası güneş görmüyor. Herkesin bildiği ama farkında olmadığı Korona Virüs (Covid 19) din, dil, ırk, coğrafya, yaşlı, kadın, erkek, çocuk demeden herkese “nasip” dağıtır oldu. Bir gün tüm insanlar bir noktada eşit olacak deselerdi inanmazdım. Evet, şu an tüm insanlar bir noktada eşit. Herkes korkuyor. Keşke bu eşitliği sadece bu durumda değilde diğer tüm durumlar ve zamanlarda sağlayabilsek.

Türkiye’ de de resmi açıklamalara göre ilk vaka 11 Mart tarihinde tespit edildi ve bu tarihten itibaren çok hızlı bir şekilde ilerleme kaydetti ve ne yazık ki her geçen gün bu artış katlanarak devam etmektedir. Ülke genelinde alınan önlemlere, bu önlemlerin yeterli olup olmadığına alınacak başka önlemler varsa bunların neler olabileceğine on nüfusluk kalabalık bir ailenin bir ferdi olarak görüşlerimi sunacağım.

Bakıldığında bu virüsün Türkiye’de diğer ülkelere göre geç gelmesinin sebebi ülkede geç görülmesi değil erken test edilmemesindendir. Özellikle hükümet 100 Milyar ₺’lik Korona Virüs ekonomi paketini hazırlarken şeffaf olmadı. Ayrıca bu paket hazırlanırken çoğulcu davranılmayıp sadece kendi grupları muhatap alındı. Muhalefetin, sendikaların ve daha birçok kurum ve kuruluşun fikirlerine başvurulmadı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Sorun Küresel Mücadelemiz Ulusal” söylemi biraz havada kaldı gibi duruyor. Bu paketin içeriğine bakıldığında ise genel olarak kapital sistem ve yandaşların yararlanabileceği bir tutum olmuş. Zengin, işveren, patron kısacası ekonomik durumu iyi olan kişi ve kurumların zarar etmesini önlemek amacı güdülmüştür. İşçi, işsiz, fakir, kiracı yani yoksul halk ise bu paketten sadece “kolonya, sabır ve dua” hak görülmüştür. Diğer ülkelere baktığımızda ise alınan birçok önlem halka yöneliktir. Örneğin İspanya; 3 ay boyunca vatandaşın kira bedeli, su, telefon, internet ve elektrik faturalarını devletin karşılayacağını duyurdu. Bu ve bunun gibi birçok önlem başka ülkelerce de alındı. Türkiye de umarım bir an önce halka yönelik ekonomik paketin içeriğini genişletir. Yine bakıldığında halka “evde kal” çağrısı yapılıyor. Bu çağrı çok haklı ve yerinde ama bu çağrı eğer yapılıyorsa zemini de hazırlanmalı. Halkta ekmek, aç kalma, gelecek korkusu varken halka “evinde kal” demek gerçeklikten uzak bir söylem olmaktan öteye gidemiyor. Buradan tüm devlet yetkililerine bir daha seslenmekte yarar görüyorum: “ Alacağınız önlemler ( özellikle ekonomik önlemler) halka dönük olsun.” Alınan bütün önlemlere değinmek bir hayli güçtür. Peki bundan sonra alınabilecek önlemler neler olmalı biraz da onlara değinelim. Alınacak en önemli önlem halkı bilinçlendirmek olmalı. Malûm birçok kişi evinde. Bunu fırsat bilerek televizyon programlarında halkı bilinçlendirmeye yönelik şeffaf konuşmalar yapılabilir. Virüsün bir gerçek ne yazık ki öldürücü olduğu ama bunun herhangi bir paniğe sebep verilmemesi gerektiği de ayrıca anlatılmalı. Bunun yanında kişisel fikir olarak belirtmek isterim ki bu virüs hızla yayılıyor. Halkın çoğu tehlikenin farkında değil. Gerekirse 10 gün boyunca gerekli zemin oluşturulup sokağa çıkma yasağı ilan edilsin. Bu süreçte yetkililer evleri tek tek dolaşıp virüs testi yapsın. Bu şekilde hem virüsün yayılması engellenir hem de bu kara bulut ülkemiz üzerinde yok olur.

Bu Korona virüsten kaynaklı başka bir sorunumuz var: Eğitim. Gerek ilkokul, ortaokul, lise gerekse de üniversitelerde 23 Marttan itibaren uzaktan eğitim ile faaliyetler sürdürülecek. Peki sorarım herkesin elinde bu imkan var mı? Her öğrencinin bilgisayarı, akıllı telefonu, cihaz sistemi, yeteri kadar internet ağı var mı? Bunları sağlamada uzaktan eğitim sistemi bazı öğrencilere haksızlık olmaz mı?
Ve değineceğim son nokta ise çocuklardan. Tüm dünyanın bir sorunu ve eksiğini sizlerle paylaşmadan yazımı bitiremem. Bu virüs en çok çocuklar üzerinde etkili olacak çocukların psikolojisini çok kötü etkileyecektir. İnsanlar bilinçsizce Korona Virüsünden bahsediyorlar. Çocuklar evden çıkmıyor, televizyonlarda gündem sürekli virüs ve bu böyle devam ederse (ki devam edeceğe benziyor) Korona Virüs ve etkileri yetişkinler üzerinde biter ama çocuk psikolojisinde kolay kolay bitmez.

Lütfen bu süreçte dikkatli olalım.
Ama bu günler de bitecek. Elbet hayat normalleşecek. Umutla o günleri bekliyoruz. Sözlerimi Nazım Hikmet’ in bir söylemiyle bitirmek istiyorum:

İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar Güneşli günler göreceğiz
Motorları maviliklere süreceğiz, çocuklar Işıklı maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler Motorları maviliklere süreceğiz.

 

Artuklu üniversitesi öğrencilerinin düşüncelerini yayınlamak için öğrencilere yer verdiğimiz köşede yazılarınızın paylaşılmasını istiyorsanız yazınızı Facebook ve Twitter adreslerine mesaj olarak gönderiniz. Değerlendirme sonrası kişiyle iletişime geçilerek yazılar paylaşılacaktır. 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ