Mardin Roj

AP, Türkiye raporunu kabul etti: AB üyelik müzakereleri başlamıyor

AP, Türkiye raporunu kabul etti: AB üyelik müzakereleri başlamıyor
  • 08 Haziran 2022

AP, 2021 Türkiye Raporu’nu oy çokluğuyla kabul etti. AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez-Amor, “AB yolunun kapısını kapatmak için bilinçli bir karar aldınız” açıklaması yaptı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da kararı karşı açıklama yaptı.

 

Avrupa Parlamentosu (AP) 2021 Türkiye Raporunu Strazburg’daki genel oturumda oylayarak kabul etti. Mevcut 622 parlamenterin oy kullandığı oturumda 448 “evet”, 67 “hayır” ve 107 “çekimser” oyla kabul edildi.

 

Avrupa Parlamentosu 2021 Türkiye raporunu çoğunluk oyla kabul etti. Türkiye ile AB arasında “mesafe kapanmadığı” belirtilen raporda, AB ile üyelik müzakerelerinin başlama ihtimal olmadığı vurgulandı.

 

AMOR’DAN TÜRKİYE’YE: BİLİNÇLİ KARAR ALDINIZ

 

AP Türkiye raportörü Nacho Sanchez-Amor, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Türkiye hakkındaki raporum büyük bir çoğunlukla onaylandı. Türkiye hükümeti verilen açık mesaja kulak tıkamaz umarım, AB yolunun kapısını kapatmak için bilinçli bir karar aldınız. Türk toplumu bilmeli ki, gelecek yazılmadı” ifadelerini kullandı.

 

Deutsche Welle (DW) Türkçe’nin haberine göre, AP raporunda her yıl olduğu gibi Türkiye’de demokrasi, hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklere saygıyla ilgili genel bir tablo çiziliyor. Bu alanlarda elle tutulur ilerleme kaydedilmeden AB ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlama şansı olmadığı mesajı veriliyor. Türkiye ile AB arasında “değerler ve normlar bakımından kapanmak bilmeyen bir mesafe olduğu ve bu mesafenin kapanması için gereken reformlar konusunda siyasi iradenin bulunmadığı” görüşü dile getiriliyor.

 

TCMB VE TÜİK DE RAPORDA

 

Raporda Türkiye’deki mevcut ekonomik durum “kaygı verici” olarak tanımlanıyor. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığın “bağımsız olması gereken Merkez Bankası ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) gibi kurumlara müdahale etttiği, müdahaleler nedeniyle bu kurumlara güvensizliğin arttığı” savunuluyor. Bu iki kurumun işleyişinin bağımsızlığı “AB üyeliği için elzem bir kriter” olarak gösteriliyor.

 

Hukuk devletine saygı alanındaki kötü performansın Türkiye’nin “marka imajı” üzerindeki olumsuz etkisine işaret edilen raporda, “hukuksal güvenliğin olmaması yabancı yatırımları ciddi biçimde tehlikeye sokabilir” ifadelerine yer veriliyor. AB ile “daha güçlü ve yakın bir ilişkinin kimi zorlukların aşılmasına ve Türk halkının yaşam düzeyinin iyileşmesine katkıda bulunabileceği” görüşü dile getiriliyor.

 

‘AB İLE İLİŞKİLERDE OSMAN KAVALA KRİZİ’

 

AP, Türkiye-AB ilişkilerinin temel çerçevesinin “Türk toplumunun demokrasi ve Avrupa yanlısı özlemini desteklemek için” üyelik süreci olduğunu not ediyor. Buna karşılık, geçen yıl olduğu gibi üyelik müzakerelerinin resmen askıya alınmasını istiyor. AİHM’nin Osman Kavala kararıyla ilgili gelişmelerin Türkiye-AB ilişkilerinde yarattığı olumsuz etkiyi hatırlatıyor. Türk hükümetini, “Osman Kavala davasında AİHM kararına açıkça meydan okuyarak, AB üyelik sürecini yeniden başlatma emellerini kasten imha etmekle” suçluyor.

 

ALTERNATİF İLİŞKİ MODELLERİ

 

Parlamento, geçen yıl olduğu gibi, Türkiye ve AB’nin, üyelik sürecine paralel olarak, üst düzey diyalog ve modernleştirilmiş bir anlaşma vasıtasıyla, “demokrasi, hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklere saygı koşullu, yeni, dengeli ve mütekabiliyet ilkesine dayalı ortaklık” arayışına girmelerini istiyor.

 

Raporun satır aralarında bu yeni ortaklığın neler olabileceğiyle ilgili ipuçları da verilmekte. Türkiye için “ekonomik ve stratejik planda önemli ortak” ifadesini kullanan AP; ticaret, göç, kamu sağlığı, iklim, ekolojik dönüşüm, güvenlik ve terörle mücadele gibi müşterek çıkar alanlarında Türkiye’yi “AB için önemli bir komşu” olarak tanımlıyor.

 

‘RUSYA’YA SIĞINAK OLMA’ MESAJI

 

Dış politikaya geniş yer ayrılan raporda, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline de değiniliyor. Ukrayna’nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteği için Ankara’ya teşekkür ediliyor. Ancak Ankara’dan Rusya, Rus yöneticiler ve Rus oligarkları hedef alan yaptırımlarla ilgili tutumunu gözden geçirmesi ve Rus sermaye ve yatırımları için “sığınak olmaktan kaçınması” isteniyor.

 

AB’nin özellikle Afganistan ve Ukrayna dosyalarında Türkiye ile yakın işbirliği yapabileceğine dikkat çekilen raporda, Ankara’nın, aday ülkeler arasında AB’nin dış ve güvenlik politikasına “en uzak ülke” olduğu belirtiliyor. Türkiye ve AB’nin Kafkasya, Suriye, Irak ve Libya politikalarının “çeliştiği” not ediliyor. Ankara’nın Suriye ve Irak topraklarındaki askeri operasyonları kınanıyor.

 

‘KIBRIS’TA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME HAYIR’

 

Türkiye’ye karşı Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile “tam dayanışma” mesajı verilen raporda, Ankara’ya “Kıbrıs’ta iki devletli çözüm önerisinden vazgeç” mesajı gönderiliyor. Kıbrıs müzakerelerinin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları temelinde ve BM himayesinde 2017’de Crans Montana’da kaldığı yerden devam etmesi gerektiği savunuluyor.

 

Erivan ile Ankara arasında son zamanlarda yürütülen diyaloğun olumlu olduğu belirtilirken, Ankara’ya bir kez daha “Ermeni soykırımını tanı” çağrısında bulunuluyor.

 

GÖÇMEN KRİZİ DE RAPORDA

 

Türkiye ile AB arasında göç ve sığınmacılar konusunda işbirliğinin devamını savunan AP, bu alanda Mart 2016’da imzalanan siyasi deklarasyona iki tarafın da saygı duymasını istiyor. Türkiye’ye yönelik göç baskısını anladığını belirtmekle birlikte, Türk hükümetinden göçmenleri “siyasi malzeme” olarak kullanmamasını istiyor. Afganların evlerine zorla gönderildiği, Suriyelilerin ise ülkelerine keyfi biçimde yollandığının kaydedildiği raporda, Türkiye’de sığınmacı ve göçmenlere karşı artan yabancı düşmanlığı ve ırkçılık gündeme taşınıyor.

 

‘AB’DEKİ TÜRK DİASPORASI’ TEPKİSİ

 

Raporda Ankara’nın, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ve Diyanet aracılığıyla “AB’deki Türk diasporasını kontrol etmek istediği” görüşüne de yer veriliyor. Türkiye’nin “Afrika, Balkanlar, Yakın Doğu ve Kuzey Afrika’da AB karşıtı dezenformasyon yaydığı şüpheleri üzerine AB Dış İlişkiler Dairesi Stratejik İletişim biriminden konuyla ilgili dosya hazırlayarak AP’ye sunması” talep ediliyor.

 

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI TEPKİ GÖSTERDİ

 

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) tavsiye kararı niteliğinde olan 2021 Yılı Türkiye Raporu’na tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) tavsiye kararı niteliğinde olan 2021 Yılı Türkiye Raporu’na tepki gösterdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Ülkemiz ve AB arasındaki ilişkilerin karşılıklı çabalarla güçlendirilmesi ihtiyacı ortadayken, AP’nin sığ ve vizyonsuz bir yaklaşımla bu ihtiyacı görmezden gelerek, raporda önyargılı ve gerçeklikten kopuk değerlendirmelerde bulunmasını kabul etmiyor ve reddediyoruz” denildi.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “AP’den öncelikli beklentimiz, dar görüşlü çevrelerin gündemine alet olmaması ve katılım müzakere sürecinin canlandırılması için AB kurumlarına yönelik teşvik edici bir tutum sergilemesidir. Maalesef AP bugüne kadar bunun tam tersi bir tutum takınmıştır. Terör örgütü üyelerinin AP içerisinde yuvalanmalarına ve terör propagandası yapmalarına dahi müsamaha gösteren AP’nin bu tutumu aslında şaşırtıcı da değildir. AP böylece Türk kamuoyu nezdinde hem inandırıcılığını hem de güvenirliğini yitirmiştir” diye belirtildi.

‘DAR GÖRÜŞLÜ ÇIKAR SAĞLAMA ÇABALARI’

Raporun hükümsüz olduğunu kabul ettiklerini savunan bakanlık açıklamasında şöyle denildi: “Bu nedenle, raporda yer alan ülkemize dair demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına ilişkin iddialar ile Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında bir iki AB üyesinin dar görüşlü çıkar sağlama çabalarını yansıtan temelsiz görüşlerin bizim için hiçbir hükmü bulunmamaktadır. Bizim AB’den beklentimiz, öncelikle tüm AB kurumlarının Türkiye’ye yönelik yükümlülüklerini yerine getirmesi, bu çerçevede katılım sürecinin canlandırılması, Vize Serbestisi Diyaloğu’nun hızlandırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi müzakerelerinin başlatılması, terörle mücadelede işbirliğinin artırılması, göç işbirliği kapsamında özellikle Gönüllü İnsani Geri Kabul Planı’nın hayata geçirilmesidir. Bu konularda atılacak adımları teşvik etmek yerine, Türkiye’yi sığ bir bakış açısıyla değerlendiren bu rapor AP’nin gerçeklerden kopuk, ideolojik ve yanlı tutumunun yeni bir örneğini teşkil etmekte ve sadece AP’nin itibarını zedelemektedir.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ