Mardin Roj

Ahmet Türk’ten yaşananlara dair açıklama: Hep güçlenerek çıktık

Ahmet Türk’ten yaşananlara dair açıklama: Hep güçlenerek çıktık
  • 19 Mart 2021

“Adalet Nöbeti” tutan Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu ziyaret eden  Kürt siyasetçi Ahmet Türk, 30 yıl önce yaşananların yeniden yaşandığını söyleyerek, “Vekilliklerin kaldırılması, cezaevi süreçleri bize bir şeyi gösterdi; hep güçlenerek çıktık” dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Meclis’te üçüncü gününde devam eden “Adalet Nöbeti” eylemini ziyaret etti. Ziyarette Kürt siyasetçi Ahmet Türk’te yer aldı. HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, ziyaret öncesi açıklamalarda bulundu.
Gergerlioğlu ‘Adalet Nöbeti’ tuttuklarını belirterek, direnişlerini büyüttüklerini dile getirdi. Gergerlioğlu, “Neden Adalet Nöbeti? Hepiniz biliyorsunuz, tüm Türkiye biliyor ve dünya biliyor. Meclise darbe yapılırsa vatandaşların adalet ve demokrasi isteme hakları doğar. Biz de darbe yapılan, haksız hukuksuz bir şekilde milletin vekilliği elinden alınan bir kişi olarak demokrasi talebimi gündeme getiriyor ve direniyoruz. Şahsım ve tüm partim olarak 3 gündür Adalet Nöbeti’ndeyiz. Adalet diyoruz, demokrasi diyoruz, hukuk diyoruz. Partimize yönelik saldırılara karşı direniyoruz. Türkiye’de topyekûn tüm STK’lere, İHD’ye bugün olduğu gibi diğer tüm demokratik kitle örgütlerine yönelik saldırılara karşı insan hakları hukuk ve adalet diyerek direniyoruz” dedi.
MECLİSE DARBE
Meclise darbe yapıldığını ifade eden Gergerlioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Meclise niye darbe yapıldı? Meclise sadece darbe bomba atarak mı yapılır. Hayır darbe sadece bomba atarak olmuyor, işte gördünüz. A’dan Z’ye haksız hukuksuz bir yargı süreci sonrası 90 bin kişinin oyunu almış Kocaeli halkının oyunu almış Ömer Faruk Gergerlioğlu anayasal bir takım oyunlarla Meclis’ten ekarte ediliyorsa, milletin vekili olarak onu getirdiği meclise darbe yapılıp meclisten uzaklaştırılıyorsa, cezaevine gönderilmeye çalışılıyorsa buna karşı durmak bizim en temel meşru hakkımızdır ve barış talebimizdir.
Üzücü olan bu toplumun barış talebine darbe vurulmasıdır. Biz bu toplumda yıllardır insan hakları, hukuk, adalet diyen insanlarız. Kürt meselesinde çözümden başka bir yolu düşünmeyen, bilmeyen, söylemeyen insanlarız ama dayatılan hep çatışma savaş ve maalesef çözümsüzlük. Benim yaptığım bir barış paylaşımı bahane edilerek hakkımda açılan bir dava vardı.”
‘KARARI TANIMIYORUM’
AYM’nin hakkında vereceği kararının beklenmesi gerektiğini vurgulayan Gergerlioğlu, kararı tanımadığını söyledi. Gergerlioğlu, sözlerini “Bu direniş adalet yerini bulana kadar devam edecek. Bugün hukuksuzluklar bitmiyor. Türkiye’de her sabah kalkıyoruz hukuksuzluklar devam ediyor. Bu sabah İHD Eş Genel Başkanı değerli arkadaşımız sayın Öztürk Türkdoğan ve onlarca arkadaşımızın Türkiye’nin dört bir tarafında yine gözaltına alındığını ve haklarının gasp edildiğini görüyoruz. Önümüzde Newroz var Newrozun coşkusunu heyecanını yok etmeye çalışan zihniyet yapıyor, bunlar boşuna çabalardır. Biz hukuk ve insan hakları mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
ALTIPARMAK: ÖNGÖRÜLÜMEZ TERÖR ÖRGÜTÜ TANIMI VAR
Ardından İHD MYK üyesi ve akademisyen Kerem Altıparmak konuştu. Aynı zamanda Gergerlioğlu’nun avukatı olan Altıparmak, “İHD adına Öztürk Türkdoğan burada olacaktı. Ama insan hakları savunucularının kaçınılmaz sonuçlarından biri. Biraz AİHM kararında Demirtaş kararında tespit edildiği gibi öngörülemez bir terör ile mücadele mevzuatı ve örgüt üyeliği tanımı var. Eş Genel Başkanımız da birçok insan hakları savunucusu örgüt üyeliği ile itham edildiği için gözaltına alındı. Pek çok dosyada olduğu gibi dosya üzerinde kısıtlılık kararı var” bilgilerini verdi.
Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun başına gelenler ile Öztürk Türkdoğan’ın başına gelenler arasında çok önemli paralellikler olduğunu söyleyen Altıparmak, “Her ikisi de Türkiye’de herkesin hakkını amasız fakatsız diline dinine kimliğine bakmaksızın yıllardır savunan insanları. Türkdoğan 13 yıldır İHD’nin Eş Genel Başkanı insan haklarının değerlerini temsil eden önemli bir figür. Ve kendisi tıpkı Ömer bey gibi bizzat, derneğimiz İçişleri Bakanlığı tarafından hedef haline getirildi, derneğimize ‘canı çıkası’ ifadesi kullanıldı. Biz Türkdoğan’ın gözaltına alınmasıyla bu konuşma ve insan hakları savunucularına yönelik tavrın arasında önemli bir paralellik olduğunu düşünüyoruz. Ömer Faruk Gergerlioğlu insan haklarını savunduğu için vekilliği düşürüldü Türkdoğan’da insan haklarını savunduğu için bugün gözaltına alındı. Bütün kamuoyunu Türkdoğan ve Gergerlioğlu’na destek vermesini istiyoruz” diye konuştu
‘DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILMAMIŞTIR’
Altıparmak, Gergerlioğlu’nun dosyasına ilişkin ise şu bilgileri paylaştı: “AYM başvurusu var bir de düşme ihtimaline karşı bir başvuru daha yapılacak. Meclisin başkanın bir milletvekilinin hüküm verilmesi sebebiyle düşürülmesi konusunda karar vermesine dair sınırsız bir takdir yetkisi var mıdır? Bunu sormak istiyoruz. Bir meclis başkanı, anayasanın 83’üncü maddesi gereğince kural olarak hangi koşullar altında bu takdir yetkisini kullanmaktadır? Bir hukuk devletinde herhangi bir kişinin hukuki bir denetime tabi olmaksızın keyfi ve sınırsız bir şekilde hareket etmesi kabul edilemez. Bunun için en az 3 husus dikkate alınmalıdır. Birincisi bir milletvekilliğinin dokunulmazlığı gerçekten kaldırılmış mıdır, kaldırılmamıştır. Çünkü anayasanın 14. maddesi uyarınca kaldırıldığı söylenen dokunulmazlık 14. maddenin öngörülemezlik ve sınırsızlığı nedeniyle uygulanamaz bir hükümdür. 14. maddenin son fıkrası bu maddede gösterilen durumların uygulanması için bir kanun çıkarılması gerektiğini söylüyor. Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun dokunulmazlığı kaldırılmamıştır buna rağmen yapılmış bir yargılama olduğu için yok hükmündedir. Meclis başkanı eğer bir taktir yetkisi kullanacak ve sınırsız değilse bir milletvekilinin ifade özgürlüğünü kullandığı bir durum için kullanamaz. Katil için tecavüzcü için kullanır ama ifade özgürlüğünü kullanan bir milletvekili için kullanamaz.”
TÜRK: 30 YIL ÖNCE YAŞANANLAR BUGÜN YAŞANIYOR
Kürt siyasetçi Ahmet Türk ise, “Bir söz var; batı cephesinde değişen bir yok” diyerek başladığı sözlerinde 30 yıldır yaşadıklarını bugün tekrar yaşadıklarını ifade etti.
Türk, “Bildiğiniz gibi 94’ler de meclis abluka altına alındı, polisler meclis içine girdi, bazı arkadaşlarımız mecliste gözaltına alındı. Bugün aynı şeyleri yaşıyoruz. Çok değerli arkadaşımızı ziyarete geldim. Kendisine geçmiş olsun demiyorum, kendisini kutlamak için geldim. Barış, demokrasi ve insan hakları mücadelesinden dolayı kutlamaya geldim. Çünkü biliyoruz ki hiçbirimiz milletvekili ya da belediye başkanı olmak için siyaset yapmıyoruz. Halkımızın demokrasi ve özgürlük mücadelesini desteklemek için, onun taleplerini yerine getirmek için buradayız. Bunun mücadelesini yapıyoruz” dedi.
‘GÜÇLENEREK ÇIKACAĞIZ’
Türk, devamında şunları söyledi: “1994 yılında dokunulmazlıklar kaldırıldı, cezaevine girdik. DTP kapatıldı, vekilliğimiz düşürüldü yasaklı hale geldik. Vekilliklerin kaldırılması cezaevi süreçleri bize bir şeyi gösterdi, hep güçlenerek çıktık. Çünkü halkımız yanımızda oldu halkımız niçin mücadele verdiğimizi niçin aday olduğumuzu bildiği için biz güçlenerek çıktık. Bugün de partinin kapatılması için bir dava açıldı, AYM’ye başvurdu. Sonuç ne olursa olsun güçlenerek çıkacağız. Demirel’in dediği gibi; Çareler tükenmiyor. Biz de çaresiz değiliz. Elbette ki arkamızda halkımızın desteği olduğu müddetçe bu konudaki siyasetimizi ve halka olan bütünleşme çabalarımızı sürdüreceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bugün arkadaşlarımız hukuki gerekçeleri ortaya koydular. Ben hukukçu değilim, bu gerekçelere de ihtiyaç duymuyoruz. Çünkü Türkiye’de hukuk yok neyin tartışmasını yapacaksınız, hukukun olmadığı bir yerde hukuk tartışmasına girmek gerçekten anlamsızdır. Çünkü evrensel değerlerin ve hukukun ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu ülkede maalesef hukuksuzluğun sürdüğü Kürt halkının, muhaliflerin, demokratların susturulmaya çalışıldığı bir süreci yaşıyoruz. Birlikte direneceğiz zorlukları aşacağız. Halkımız ve demokrasi güçleri yanımızda.”
‘İDDİANAME AKIL DIŞI’
Ardından gazetecilerin soruları yanıtlandı. HDP’nin kapatılması yönünde hazırlanan iddianameye dair görüşleri sorulan Gergerlioğlu, şu yanıtı verdi: “Büyük bir hukuksuzluk, akıl tutulması halini görüyoruz. Bu çözüm süreci nasıl yapıldı? İşleri güçleri çözüm sürecinde rol alan aktörleri suçlamak, kendilerini kurtarmak ve temize çekmek. Çözüm süreci bu ülkede hepimizin gözleri önünde yapıldı ama rol alan aktör bizim partiden biri ise suçlu. İktidar partisinden ise hiçbir şekilde suçlanmayan bir kişi. Çözüm sürecinde ne yapıldıysa devlet bilgisi dahilinde yapılmıştır. İmralı görüşmeleri devlet bilgisi dahilinde yapılmıştır. Daha sonra bunları insanların önüne koyarak suçlamak hukuksuz, akıldışı bir yöntemdir. Kürt meselesi parti kapatarak yıllardır çözülemedi, çözülmez”
‘ADAYA İLK GİDENLERDENİM’
Aynı soruya dair yanıt veren Ahmet Türk ise şunları söyledi “Barış görüşmeleri sürecinde adaya ilk gidenlerden biriydim. Herhalde yüzerek gitmedim, yüzme şansımda yoktu. Herhalde devletin sağladığı yollardan gittik. Onların talebi üzerine bu görüşmeler başladı ve bir barış sağlanması konusunda bir mutabakat vardı. Ama istenilen netice alınmadı bu süreç sona erdirildi. Bu görüşmelerin aktörleri şu anda burada değil, arkadaşlarımız bu görüşmeleri sürdürdüler. Ben ilk görüşmeleri yaptım daha sonra hükümette bu görüşmeleri yaptı. Gerektiğinde bu arkadaşlarımız gerekli açıklamaları yaparlar.”
‘SİNE-İ MİLLET DÜŞÜNCEMİZ YOK’
Kapatılma davası sonra HDP için sine-i millete dönme yönünde bir arar alınıp alınmayacağı da soruldu. Gergerlioğlu, bu soruya “Sine-i millet diye bir düşüncemiz yok, fezlekeler bizim demokratik siyasetimizi engellemek için bize gönderiliyor. Bu meclise gönderilen fezlekelerin yüzde 90’nı bize geliyor. Neden? Çünkü biz insan hakları sorunlarıyla ilgili çok önemli çözüm önerileri sunuyoruz ve bu yüzden bunlarla bizi susturmaya çalışıyorlar. Buradan hareket ederek partimizi kapatmaya çalışıyorlar. Bunlar defalarca denenmiş boş işler. Sonuç alınamaz” yanıtını verdi.
AKSOY’DA ZİYARET ETTİ
Vekilliğinin düşürülmesini Meclis’te protesto eden AKP eski Bitlis Milletvekili ve DEVA Partisi Kurucular Kurulu üyesi Abdürrahim Aksoy da, Gergerlioğlu’nu ziyaret etti.
Aksoy ziyaret sırasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Sizin milletvekilliğinizin düşeceği gün 15 tane milletvekili söz hakkı aldı. Bir tanesi bile konuya girmedi. Alakasız konulardan bahsedildi. Sanki Meclis’te antidemokratik bir uygulama olmayacakmış gibi. Kendi mesai arkadaşlarının haksız yere vekilliklerinin düşürülmesine kulaklarını tıkadılar. Bu, Meclis’e yakışmaz. Bir de size yönelik suç mesnedi de hukuksuz. Hak ihlallerine karşı mücadele eden bir insanın böyle bir muamele ile karşılaşması, hemen sonrasında parti kapatma davası açılması kabul edilemez.”
Gergerlioğlu da şöyle konuştu: “Mesele sadece ben değilim, milyonların iradesi. Eyleminiz çok anlamlıydı ve çok etkili oldu. Meclisteki diğer milletvekillerini duyarlı bir hale getirdiniz. Teşekkür ederiz.”
NE OLMUŞTU?
Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin tezkerenin Meclis Genel Kurulu’nun dünkü oturumunda görüşülmesi sırasında basın locasında oturan AKP eski Bitlis Milletvekili Abdürrahim Aksoy, durumu “Yaşasın özgürlükçü demokrasi. Yaşasın demokratik Türkiye. Kahrolsun otokrasi” diye bağırarak protesto etmişti.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ